Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ve Enerji

Hasan Şahin

Irak Kürtleri tarihinde 1. Dünya Savaşı sonrası Şeyh Mahmut Berzenci’nin mücadelesinin ve Kadı Muhammed önderliğinde kısa süren İran’daki Mahabad Cumhuriyetinin önemli bir yeri vardır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise özellikle 1970’de Saddam ile Irak’ın kuzeyindeki bölgenin özerkliği için yaptığı anlaşma ile Molla Mustafa Barzani’nin etkisi öne çıkmaktadır. 1975 yılında KYB’nin KDP’den ayrılmasından sonra Iraklı Kürtler arasındaki siyasi denge uzun süre iki kutuplu olmuştur. İkili yapı uzun süre bölgede temel çatışma dinamiği olurken, 2003 sonrasında ise ikili yapı istikrarın temeli haline gelmiştir. 2006 yılında KDP ve KYB arasında imzalandığı iddia edilen ve iki partinin, ayrı bakanlıklarını birleştirmesi, seçimlere ortak girmesi ve ortaklıklarını sadece Kuzey Irak’ta değil aynı zamanda Bağdat’ta da sürdürmeyi içerdiği ileri sürülen “stratejik anlaşma” ile iki parti arasında stratejik işbirliğinin koşulları belirlenmiştir.[1]

Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin kurumsallaşması 1991 Körfez Savaşı’ndan sonra başlamış; siyasi, ekonomik ve kültürel alandaki yapılanması Amerika’nın 2003 Irak İşgali ile daha da hızlanmıştır. IKBY, Aralık 2011’de ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesinden sonra büyük ölçüde Bağdat’tan bağımsız geliştirdiği dış politikası ile petrol ve doğalgaz rezervleri ve bu rezervlerin bölgesel ve küresel dengelere etkisi nedeniyle enerji sektörünü dış politikasının temellerinden biri haline getirmiştir.

Enerji ve Dış Politika

Jeopolitik olarak İran, Irak ve Türkiye arasında kalan ve denize kıyısı olmayan IKBY bölge dışı güçleri hem kendi arasında dengelemek hem de bölge ülkelerini dengelemek için kullanmaktadır. Enerji alanında Amerikan menşeli Exxon Mobil ve Rus Gazprom gibi dev şirketlerle bölgede çalışmalar yürüten IKBY’nin, Bağdat’ın kendisinden bağımsız enerji anlaşmalarına izin vermeyişini uluslararası güçleri kullanarak etkisiz hale getirmek istediği ortadadır. Ayrıca enerjiden kazanacağı gelirle Bağdat’tan ekonomik bağımsızlığına kavuşmak isteyen IKBY, Amerika ve Batı ile ilişkileri İran’a nazaran çok iyi olan Türkiye’yi hedefine ulaşmasını kolaylaştırıcı bir güç olarak görmektedir.[2]

IKBY petrol şirketleri ile yaptığı anlaşmalarda kontratçı şirkete hissesi oranında petrol üzerinde mülkiyet hakkı veren üretim paylaşım anlaşmaları yaparken, Bağdat servis anlaşmaları yapmaktadır. Ayrıca Bağdat varil başına %60 kâr alırken, IKBY bu rakamı varil başına %40’lara indirmiştir.[3] IKBY’nin yatırımcı şirketlere geniş imkânlar sağlayan anlaşmalarının ardında küresel ekonomiye yön veren dev enerji şirketlerinin varlığının bölgede istikrar ve güven oluşturması ve KBY’deki petrolün Irak’ın diğer bölgelerine nazaran daha derinlerde olması ve kısıtlı ihracat yollarına sahip olması vardır.[4]

143 milyar varil ispatlanmış petrol rezervi ve 3.158 milyar m3 gaz rezerviyle önemli bir kaynak ülke konumundaki Irak’ın petrollerinin %75’i Irak’ın güney bölgesinde, %25’i Irak’ın kuzey ve orta bölgesinde yoğunlaşmıştır. IKBY ve Irak Merkezi Hükümeti arasında tartışmalı bölge[5] olarak kabul edilen Kerkük’ün petrol rezerv miktarı ise Irak’ın %14’ü oranındadır.[6] 45 milyar varil petrol ve 3-6 trilyon metreküp doğalgaz rezervi olan IKBY’ningünlük 250 varillik petrol ve gaz ihracı, önümüzdeki yıl günlük 400 varil, 2015’in sonlarında 1 milyon varil, 2019’da ise 2 milyon varil petrol olarak belirtilmiştir.[7]

IKBY İngiliz, Amerikan, Kanadalı, Fransız, Hint, Moldova, Macar, Çin, Rus, G.Kore, Avusturya, Avusturalya, Norveç ve Türkiye gibi ülkelerle enerji alanında çalışmalar yürütmektedir.[8] IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani, yaklaşık 22 farklı ülkeden 50 yabancı şirketin IKBY’de enerji sektöründe 15 milyar ABD Doları değerinde yatırım yapmayı taahhüt ettiğini belirtmiştir.[9]

IKBY, ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesine yaklaşık 1 ay kala Exxon şirketi ile Al Qush, Baeshiqa, Pirmam, Betwata, Qara-Hanjeer ve Arbat’ı içeren 6 petrol sahası için uluslararası bir anlaşma imzalamıştır. Akabinde IKBY Türk Firmalarıyla ciddi üretim paylaşımı anlaşması yapmıştır. Bu açıdan bakıldığında, Genel Enerji, Ber Bahr sahasında %40, Dohuk sahasında %40, Miran sahasında %18.75 hisseye sahiptir. Petoil, Bina Bawi sahasında %23, Pulkhana sahasında %20, Shakal sahasında %9, Chia Surkh sahasında %20 hisseye sahiptir. Doğan Holding’in Khalakan sahasında hissesi %80’dir. Petroquest (Çalık Enerji)’nin Sulevani sahasında hissesi %80 ve Central Dohuk sahasında ise %30’tur.[10]

Enerji alanındaki uzmanlara göre, IKBY’nin petrol ve doğal gazını Türkiye üzerinden dünyaya taşıma planları kapsamında yeni bir boru hattı ya da Kerkük-Yumurtalık arasındaki boru hattının Irak tarafındaki kısmının onarılarak buradan taşınması yer almaktadır. Almanya’da çeşitli ziyaretler yapan Neçirvan Barzani, bölgenin yeni gerçeklerini kavramada en hızlı davrananın Türkiye olduğunu,  IKBY’nin de Türkiye için çok önemli bir partner olabileceğini kanıtladığını ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesinin ihracatçılar ve yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratacağını söylemiştir.[11] Geçtiğimiz haftalarda ABD’ye ziyaret gerçekleştiren IKBY Doğal Kaynaklar Bakanı Aşti Hawrami bölgelerindeki petrolün uluslararası pazarlara ulaştırılması konusunda Türkiye'den daha elverişli güzergâh bulunmadığını kaydederek, yeni bir boru hattının inşasının uzun zaman almayacağını belirtmiştir.[12] İran’a yakınlığı ile bilinen KYB’nin Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Berham Salih ise “Boru hattı olumlu bir gelişmedir. Fikir, bunun Irak’ın petrol alt yapısına entegre edilmesidir.”[13] şeklinde beyanatta bulunmuştur.

IKBY petrolünün Türkiye üzerinden dünyaya ihracı konusunda Bölgesel Yönetim içerisinde, Irak’ın genelinde, bölgede ve dünyada farklı motivasyonla hareket eden aktörler bulunmaktadır. Şüphesiz bunlardan en önemlisi ABD’nin konuya yaklaşımıdır. Kürtlerin Bağdat yönetimindeki muhalefetini Şii etkisinin kırılması için önemli gören ve IKBY’nin bağımsızlığı ihtimalinde Irak’ın ikinci bir İran olmasını istemeyen ve bu duruma sıcak bakmayan Körfez ülkelerinin Şii tehdit algısını dikkate alan ABD, Bağdat ile anlaşılmadan herhangi bir enerji anlaşmasının yapılmasını doğru bulmamaktadır. Kimi çevreler ABD’nin enerji alanında dev yatırımlar gerçekleştiren enerji lobisi ve Ortadoğu’ya yoğun silah satışları yapan silah lobisi arasında kaldığını iddia etse de ABD’nin Şii dünyasına nüfuz etmek için kullanabileceği en uygun ve kolay yolun İran’a nazaran Merkezi Irak olduğu aşikârdır. Bölgedeki nihai çıkarları doğrultusunda IKBY ile ilişkilerini araç olarak kullanan ABD’nin, ABD ile ilişkilerini hayati gören Iraklı Kürtler ile aynı fikirde olmaması şaşırtıcı değildir. Bölgesel Yönetimde üretim ihaleleri kazanan Amerikan Chevron ve Exxon Mobil şirketlerine ek olarak Rus Gazprom, Fransız Total ve Türk ortaklı Genel Enerji şirketlerinin varlığı IKBY’nin ABD ile olan ilişkisini ne derece etkileyeceği ise merak konusudur.

Irak Anayasası ve Enerji

IKBY ve Bağdat, petrol ve gaz kaynaklarına ilişkin Irak Anayasa’sındaki ilgili maddeleri farklı yorumladıklarından enerji kaynaklarının mülkiyeti, ihracı, yetki sınırları, gelirleri ve denetimi gibi bir dizi konuda anlaşmazlıklar yaşanmaktadır. Bağdat, Bölgesel Yönetim ile enerji anlaşması yapan şirketleri kara listeye alarak Irak’ın bütünlüğünü sağlamaya çalıştığını ifade ederken, IKBY'nin Dış İlişkiler Sorumlusu Falah Mustafa Bakır ise Irak anayasasına göre ülkedeki eski ve mevcut kaynakların kullanımının Bağdat ile ortaklaşa; yeni petrol yataklarını idarenin ise sadece bölgesel yönetime ait olduğunu söylemiştir.[14]

Mevcut anlaşmazlığın sürdürülmesinde karşımıza çıkan ve tarafların hak iddialarına dayanak olarak gösterdiği Federal Irak Anayasası’na baktığımızda çözümsüzlüğün sebepleri belirli ölçülerde görülmektedir. IKBY’nin Bağdat’tan izinsiz petrol anlaşması yapamayacağını savunan Merkezi Irak Hükümetinin savunduğu maddeler ile IKBY’nin Anayasaya uygun anlaşmalar yaptığını desteklemek için işaret ettiği Irak Anayasası maddelerini incelemek gerekmektedir.

Madde 111: “Irak’ta bulunan petrol ve doğal gaz, çeşitli bölge ve vilayetlerde yaşayan bütün Irak halkının malıdır.”[15]

Madde 121, 1. fıkra:“Bu anayasada federal otorite görev alanı içerisine dâhil edilen konular dışında, Bölgesel otoriteler anayasaya uygun olarak yasama, yürütme ve yargı erklerini kullanma hakkına sahiptirler.”[16]

Madde 111’e göre Bağdat, IKBY’deki enerji rezervleri dahil tüm Irak’takileri Irak halkının sayarak karar sahibi otoritenin kendisi olduğunu ve madde 121/1’e göre ise Bölgesel Hükümetin, Federal otoritenin (Bağdat Yönetimi) görev alanı dışındaki konularda yasama, yürütme ve yargı erklerini kullanma hakkına sahip olduğunu söyleyerek IKBY’nin kendi çıkardığı petrol ve gaz yasalarını geçersiz saydığına dayanak göstermektedir.

Madde 112, 1. fıkra:Federal Hükümet, mevcut yataklardan çıkarılan petrol ve doğal gaz yönetimini Bölge Hükümetleri ve vilayetlerle birlikte yapar. Elde edilen gelir, ülkenin tamamında nüfus dağılımına göre adaletli bir şekilde dağıtılır. Eski rejim tarafından haksız bir şekilde mahrum bırakılarak zarara uğratılan veya sonradan zarar gören bölgelere, tüm bölgelerin de dengeli olarak kalkınmasını sağlayacak şekilde belirli bir süre için ilave pay verilir. Bu husus yasayla düzenlenir.[17]

Madde 112, 2. fıkra:Federal Hükümet ile petrol ve gaz üreten Bölge ve Vilayet Hükümetleri bir araya gelerek, Irak milletine en fazla menfaati sağlayacak şekilde ve mevcut en ileri pazarlama ve yatırım ilkelerini ve teknolojisini kullanarak petrol ve doğal gaz yataklarını geliştirmek için gerekli strateji ve siyaseti tayin ederler.[18]

IKBY ise 112. maddeyi referans göstererek Bağdat’ın “mevcut” petrol ve gaz rezervlerine ilişkin anlaşmaları kendisi ile birlikte yapması gerektiğini, anayasada “yeni kaynaklar”a ilişkin bir madde olmadığı için mevcut kaynaklar dışında yeni keşfedilen rezervlerin satışını kendisi yapabileceğini iddia etmektedir. Ayrıca yine bu maddeden hareketle IKBY, Saddam döneminde yapılan satışlardan elde edilen gelirler ve zarara uğrayan bölgelere verilecek payla birlikte Bağdat’tan enerji satışına ilişkin daha fazla pay istemektedir.

IKBY ve Bağdat arasındaki petrol anlaşmazlığının düğümlendiği bir nokta da Anayasa’nın 140. maddesine göre, Kerkük ve diğer anlaşmazlık bölgelerinde normalleşme, nüfus sayımı ve en geç 31 Aralık 2007’de tamamlanması gereken referandumdur. Bu üç adım gerçekleştirilmediği için anayasanın 111. Maddesinde geçtiği gibi halka eşit oranda dağıtım konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Irak petrollerinin %14’üne sahip Kerkük’ün iradesinin kimde olacağı kesin olarak belirlenmeden petrol sorunlarının çözüme kavuşması da zor görünmektedir.

(Süreç Analiz, Hasan Şahin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ve Enerji, Sayı:5 & Mayıs-Haziran 2013)


[1]“Kuzey Irak’ta İç Siyasal Dengeler ve Stratejik İttifak’ın Geleceği,” Aralık 2012, ORSAM, s.8, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/20121221_140raporturing.pdf

[2]N. Barzani: “Tam bağımsız bir Kürdistan için öncelikle yakınımızdaki bir ülkeyi ikna etmemiz gerekir. Bu olmadan adım atamayız. Kıyı tarafından kapalı olduğumuz için, uluslararası güçleri ikna edebilecek bölgesel bir güce ihtiyacımız var. Şu anda istediğimiz şey Irak içerisinde bağımsız bir ekonomiye sahip olmamız.” “An Interview with Nechirvan Barzani: Will There Be an Independent Kurdistan?,” 21 Ocak 2012, Time, http://world.time.com/2012/12/21/an-interview-with-nechirvan-barzani-wil...

[3]“French Oil Expert: Kurdistan Oil Deals are Transparent and Standard Contracts,” Salih Qadır, RUDAW, 12.11.2012.

[4] “Irak’ta Petrol Mücadelesi:  Çok Uluslu Şirketler, Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasal Tartışmaların Işığında Bir Analiz,” Ocak 2012, ORSAM, s.11 http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201222_103orsamrepot.pdf

[5]Tartışmalı Bölgelerle İlgili Madde, Irak Anayasası,140. madde 2. fıkra: “Irak Geçici İdare Yasası’nın 58. maddesinde yer alan ve Geçiş Hükümeti’nin sorumluluğunda uygulanan hususlar, bu anayasaya uygun olarak seçilecek yürütme organı tamamı yerine getirilene değin sürdürülür. Bu çalışmalar, normalleştirme, nüfus sayımı ve sakinlerinin iradesini tespit için Kerkük’te ve diğer anlaşmazlık bölgelerinde en geç 31/12/2007 tarihinde referandum düzenlenmesi tamamlanmalıdır.”

[6]“Irak’ta Petrol Mücadelesi:  Çok Uluslu Şirketler, Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasal Tartışmaların Işığında Bir Analiz,” Ocak 2012, ORSAM, s.5, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201222_103orsamrep...

[7]Current Kurdistan Regional Goverment Official Web Sites, “Prime Minister Barzani’s speech in the Reichstag building,” http://www.krg.org/a/d.aspx?s=010000&l=12&a=47001, Erişim Tarihi, 15.04.2013

[8]“Irak’ta Petrol Mücadelesi:  Çok Uluslu Şirketler, Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasal Tartışmaların Işığında Bir Analiz,” a.g.e., s.9

[9]Current Kurdistan Regional Goverment Official Web Sites, “Prime Minister Barzani’s speech in the Reichstag building,” http://www.krg.org/a/d.aspx?s=010000&l=12&a=47001, Erişim Tarihi, 15.04.2013

[10]“Irak’ta Petrol Mücadelesi:  Çok Uluslu Şirketler, Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasal Tartışmaların Işığında Bir Analiz,” a.g.e., s.5

[11]“Prime Minister Barzani’s speech in the Reichstag building,” a.g.m.

[12]“Kürt Petrolünün Boru Hattı Hangisi,” a.g.m.

[13]“Dr. Bahram Salih: Erdoğan Tarihi Bir Figür,” Star Gazetesi, 23.04.2013, http://haber.stargazete.com/guncel/erdogan-tarihi-bir-figur/haber-747871Erişim Tarihi: 24.04.2013

[14]“Kürt Petrolünün Boru Hattı Hangisi,” a.g.m.

[15]“Irak Anayasası,” ORSAM, Erişim Tarihi: 14.05.2013 http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/20101224_irakanayasasi.pdf

[16]“Irak Anayasası,” a.g.e.

[17]“Irak Anayasası,”  a.g.e.

[18] “Irak Anayasası,” a.g.e.

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org