İdam Tartışmaları ve Anayasa Değişikliği

Türkiye  Gündemi

27 Şubat 2017

 

Milliyet: Mehmet Tezkan:Meclisin gücü azalıyor mu artıyor mu?

Referandum sürecinin önemli tartışmalarından biri de Meclis’in durumu..TBMM’nin  görev ve yetkilerini düzenleyen 87. maddeden ‘bakanlar kurulunu ve bakanları denetlemek, bakanlar kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname yetkisi vermek’  cümlesi çıkarıldı.. Tartışma da başladı..Muhalefet diyor ki;  yasamanın yetkileri budandı.. Yasamanın yürütmeyi denetleme yetkisi elinden alındı..  Yasama işlevsiz hale getirildi..İktidar itiraz ediyor;  tam tersi Meclis daha da güçlendi.. Meclis yürütmeyi denetliyor.. Kuvvetler ayrılığı sağlandı..Kafalar karıştı..Çünkü iki taraf da aynı maddeyi, aynı cümleleri okuyor ama farklı yorumluyor..Peki işin doğrusu ne?Doğrusunu anlamak için Meclis’te kabul edilen Anayasa değişikliğinin gerekçesine bakmak lazım.. O cümlenin 87. maddeden çıkarılmasının gerekçesi ne?Yasa koyucu ne yapmak istemiş?Yasa koyucunun amacı neymiş?Her madde için niçin değiştirildiğine dair, amacın ne olduğuna dair gerekçe yazılır..Doğru yorumlansın diye..İlerideki yıllarda  yorumlamak zorunda olanlara yardımcı olsun diye..Devamı için…

Karar: Mehmet Ocaktan:  Ah şu Referandum Korsanları da olmasa…

Geçen hafta perşembe, cuma ve cumartesi günleri Ankara’daydım. Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski dönem vekillere verdiği yemeğe hem de Başbakan Binali Yıldırım’ın yemeğine katıldım. Bu arada Ankara Arena’daki ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ tanıtım toplantısını yakından izleme imkanını buldum. AK Parti 16 Nisan için startı vererek kelimenin tam anlamıyla referandum coşkusuna girmiş durumda.AK Parti teşkilatlarının, şu andan itibaren kapı kapı dolaşarak 16 Nisan’da yeni bir başarı hikayesi yazmak için yüksek bir enerjiyle çalışacağı muhakkak. Zira AK Parti’ye gönül veren herkes biliyor ki, bugüne kadar bütün genel ve yerel seçimleri ve de referandumları aynı coşkuyla kazandılar. Dolayısıyla bugün de aynı heyecan ve motivasyonla yollardalar. Çok doğal olarak bunca yaşanan tecrübe ve başarı hikayesinden sonra zihinlerinde en küçük bir başarısızlık ihtimaline yer yok. Ayrıca sürekli başarıya endeksli bir kadro için aksi bir ihtimali düşünmek bile mümkün değildir.Kuşkusuz nasıl bir sonuç çıkacağını şimdiden kestirmek elbette mümkün değildir, önemli olan kampanyayı yürüten insanların başarıya olan inancıdır. Zaten sandığı millete götürmenin temel esprisi de millet iradesinin tecelli etmesini sağlamaktır. Eğer sonucu biliyor olsaydık, herhalde sandığa gerek olmazdı.Ankara’da üç gün boyunca yakından izleme imkanı bulduğum AK Parti fotoğrafına baktığımda, aslında 16 Nisan konusunda herhangi bir endişeye mahal olmadığını söylemem gerekiyor. Tek tek parti teşkilatları da, eski ve yeni vekiller de başarıya inanmış durumdalar.Devamı için…

 

T24: Rıza Türmen: 10 soruda Anayasa değerlendirme Rehberi

Anayasa değişikliklerine “hayır”  ya da “evet” oyu vermek konusunda bir değerlendirme yaparken, hareket noktası gücün  kötüye kullanılabileceği varsayımı olmalı. Başka bir deyişle, gücü elinde tutanlara karşı “güvensizlikle” işe başlamalıyız. Nasil ki, başkanlık sisteminin doğduğu yer ve en başarılı örneği olan ABD’de sistem başkana karşı güvensizliğe dayanır.Bunun nedeni şu:  ABD Anayasası'nı yazan devletin kurucuları, İngiliz monarşisine karşı yürüttükleri bağımsızlık savaşı sonrasında yeni bir devlet oluşturdular. Yeni devletin anayasasına egemen olan düşünce, iktidarın tek bir elde, yürütme ya da yasamada yoğunlaşmasına ve yeni bir kral yaratılmasına  izin vermeyecek denge ve denetim mekanizmalarını içeren bir sistem kurmaktı. Bu amaçla, sert güçler ayrılığına dayanan, yani yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirlerinden karşılıklı bağımsız oldukları bir sistem oluşturuldu. Bireysel özgürlüklerin ancak bu yoldan güvence altına alınabileceği düşünüldü. ABD başkanlık sistemi her şeyden önce, yargının mutlak bir bağımsızlığını ve yasama ve yürütmenin hukukun üstünlüğü ilkesinin sınırları içinde kalmasını sağlayacak saygınlığa sahip olmasını öngörür. Yasama ve yürütmenin karşılıklı bağımsızlığı, birbirlerinden farklı süreçlerle oluşturulmaları ve birbirlerinden farklı yöntemlerle görevlerinin sona ermesi yani  yasama ve yürütmenin karşılıklı fesih yetkisi olmaması ile sağlanır. AKP’nin başkanlık önerisi, başkanlık sistemini tanımlayan bu unsurlardan hiçbirini içermiyor.Devamı için…

 

Hürriyet: Murat Yetkin: İdamı Kaldıran Ak Parti idi. Neden şimdi…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi kendisini karşılamaya gelen kitlelerin idam cezası talebine verdiği “Parlamentodan geçerse onaylarım” yanıtını, 24 Şubat’ta bir adım öteye görürdü.Cumhurbaşkanı, gerekirse bir referandum da idam için yapabileceklerini söyledi.Gerçi 15 Temmuz’dan bu yana gündemde ama son alevlendiren yine MHP lideri Devlet Bahçeli oldu, 22 Şubat’ta AK Parti hükümetine yaptığı “Getirim Meclis’e geçirelim” çağrısıyla.Ertesi gün Başbakan Binali Yıldırım, biraz da bıyık altından gülümseyerek, “Önce referandum” dedi, “Sonra düşünürüz”.Ardından Erdoğan çıtayı yükseltti, “Gerekirse referandum” diyerek.Tabii PKK ve IŞİD’in tırmandırdığı ölümcül terör eylemleri bu söylemi besliyor bir yandan ne yazık ki.İdam cezasına Avrupa öyle ister diye karşı olanlardan değilim; iki nedenden dolayı karşıyım: insanın bir başka insanı öldürme hakkı –meşru müdafaa ayrı- bulunmadığından ve hata anlaşıldığında tazmin edilememesi nedeniyle ceza değil, intikam sayılacağına inandığımdan.Durumlarını karşılaştırmak için söylemiyorum, ama Adnan Menderesler, Deniz Gezmişlerin yeterince acı dersler verdiğini düşünüyorum bizlere. Devamı için…

 

 

 

 

SÜREÇ ANALİZ
 www.surecanaliz.org

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org