Gezi Parkı Savaşları

Yeni Şafak: Ali Bayramoğlu: Bu nasıl barış? Bu ne hoyratlık?

Barış sürecinden dem vuruyoruz. Barış treninin yol almasını bekliyor ve umut ediyoruz. Ama memleket manzaraları, bırakın barışı zaman zaman savaş görüntüleri sunuyor. Taksim Meydanı'nda yaşananlar açık örnek. Taksim Meydanı'nın düzenlenmesi için ağaç kesimine ve kazı başlatılmasına yönelik 'sivil ve pasif engelleme eylemi', polisin bir kaç gündür ölçüsüz şiddet kullanımıyla vahim tablolar ve sonuçlar üretir hale geldi. Gece yarısı baskınları, gaz sıkmalar derken sonunda kan aktı ve akmaya devam ediyor. Gazeteci Ahmet Şık'ın başına gaz kapsülü isabet etmiş kanlı görüntülerini, tüm ülke ve dünya ajansları doğal ve haklı olarak Taksim olaylarının simgesi olarak geçiyorlar. Devamı…

Zaman: Mehmet Kamış: Ağaçlar doğdukları yerde ölür

Bu ağaçların iç dünyasında nasıl derin izler bıraktığını dile getiriyordu. Yani kendisini kendisi yapan çocukluk arkadaşlarını tanıtıyordu. Aslında böyle izler kimin hayatında yoktur ki? Belki de ağaçlar, insanın üzerinde en çok iz bırakan arkadaşlardır. Oğlum beş altı yaşlarındayken yoldaki bir ağacı göstermiş ve baba demişti, bu ağaç İstanbul’u hiç görmüş müdür? O güne kadar (bazı fidanlıklarda yetiştirilen ağaçlar haricinde) hiç düşünmemiştim bunu. Bir ağacın yeryüzünde başka bir yer göremediğini ve doğdukları yerde öldüklerini belki ilk defa fark etmiş ve içim acımıştı. O vakit çocukluğumun ağaçları geldi gözlerimin önüne, yani çocukluk arkadaşlarım... Onların adına büyük bir üzüntüye kapıldım birden. Doğdukları yerde ölmek ne büyük acıydı. Onlar yerlerinde duruyor ve bizim tekrar kendilerine dönmemizi bekliyorlardı. Sabırla... Devamı…

Cumhuriyet: Emre Kongar: Taksim, AKP ve CHP: Kim Barıştan Yana?

Taksim’de vicdanları sızlatan olaylar oluyor… Ama barış süreci, ABD’nin Ortadoğu Projesi bağlamında yürüyor: Şimdilik, PKK ateş kesmiş, devlet operasyonları durdurmuş görünüyor… Beklenti, terörün bitmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesi! Bütün bunlar güzel şeyler… Ama esas soru şu: Bundan sonra ne olacak? Devamı…

Sözcü: Uğur Dündar: Genç sanatçılar Taksim’de, yalakalar nerede?..

Dün sa­bah… Ahı git­miş, va­hı kal­mış es­ki­nin an­lı şan­lı ha­ber ka­nal­la­rı de­rin uy­ku­da! Uya­nık ol­sa­lar ne ya­pa­cak­lar? Tek­rar uyu­ma­ya ça­lı­şa­cak­lar! Ya da yağ­cı­lık ya­pa­cak­lar! O ne­den­le Ar­tı Bir TV’­yi sey­re­di­yo­rum. Tur­gut Era­t’­ın ba­şa­rıy­la sun­du­ğu “Ye­ni Bir Gü­n” prog­ra­mı­nı iz­li­yo­rum. Tur­gut ve eki­bi, Tak­sim Ge­zi Par­kı­’n­dan can­lı ya­yın­da… Gök­men Ulu ve Sal­vo Ko­he­n’­in, ka­me­ra­man ar­ka­daş­la­rıy­la ek­ra­na ge­tir­di­ği gö­rün­tü­ler, da­ya­nı­la­cak gi­bi de­ğil. Devamı…

Milliyet: Pelin Batu: Rantiye günlüğü

Gün 1. Gezi parkı işgal edildiği günün sabahı oraya gidiyorum. Daha biber gazı şovu başlamamış, ama sarı, huzursuz bir hava esiyorEskişehir şiir festivaline, yani “kurtarılmış bölgeye” gitmem gerektiği için otobüse atlıyorum. Yolda, Sırrı Süreyya’nın dozerlere karşı dik durduğunu, İstanbulluların örnek bir “sivil itaatsizlik” yapıp parklarına sahip çıktıklarını öğrenip biraz olsun rahatlıyorum. Devamı…

Sabah: Mahmut Övür: Taksim Gezi Parkı Bize Ne Anlatıyor?

Önceki gün Ankara'da Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç dinledim. İçinden geçtiğimiz süreç açısından şu sözleri uyarıcıydı: "Toplum vicdanı ikna edilmeden atılan adımlar, demokratik hukuk devletinin sicilini bozuyor..." Eski devletin sicili zaten "bozuk"tu... AK Parti son on yılda bu devleti ve işleyişini önemli ölçüde değiştirdi. Ancak hâlâ yerine yenisini koyamadığı için zaman zaman eski devlet refleksi ortaya çıkıyor. Taksim Gezi Parkı'nda veya toplumsal bir tepki gösterildiğinde bu refleksin nelere yol açtığını görüyoruz. Hâlâ bizim toplumumuzun doğru eksende tepki vereceği hatta vermesi gerektiği kabullenilmiş değil. Bu nedenle nerede ve hangi gerekçeyle tepki gösterilirse gösterilsin, onlara kriminal veya hükümet aleyhtarı mobil güçler gözüyle bakılıyor. Elbette toplumsal tepki gösterenlerin içinde böyle bakanlar hatta bu etkinliği fırsat bilerek hükümet karşıtı gösteriye dönüştürmek isteyenler de var. Ama bu o tepkinin yanlış olduğunu göstermez ki. Ayrıca hayatta tek doğru da yok. Doğru yapmak sadece Allah'a mahsustur. Devamı…

Cumhuriyet: Bekir Coşkun: Kırılma Noktası

Dünkü yazımda “Kimse Taksim’de direnenlere desteğe gelmedi” yazmıştım... Yazıyı tutturamamanın faydası... Milyon geldi... Limonunu alan, suyunu kapan, bir küçük bayrak bulan, yüreği olan Taksim’e koştu... Ve dün Türkiye’nin dört bir yanında çığlık vardı... Bu bir “nasıl tutturamadım” yazısıdır... Devamı…

Sözcü: Emin Çölaşan: Polisin Vahşeti ve Acizliği

Sevgili okuyucularım, ülkemizin her tarafında her gün olanları izliyorsunuz. Eğer iktidarı eleştiren bir eylem yapıyorsanız sonunuz bellidir. Polis sizin üzerinize acımadan, gaddarca gaz ve su sıkacak, hedef gözetmeden gaz bombalarını savuracaktır. O gazı bir kez geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında -hem de uzaktan- yedim, ne olduğunu iyi biliyorum. Gözlerinizden yaş boşanıyor, hiçbir şey göremez oluyorsunuz. Boğazınız ve gözleriniz yanıyor, acayip bir öksürük başlıyor. Nefes alamıyorsunuz, ölecek gibi oluyorsunuz. Devamı…

(1 Haziran 2013)

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org