Genç Müslümanları Radikalleşmeye İten Sebepler

Çoğu yetişkin hem Avrupalı hem de Müslüman olabiliyor. Şimdi sırası çocuklarımıza bunu öğretmekte.

Geçen ayki Paris’teki Charlie Hebdo saldırısı Müslümanlar da dâhil Avrupa boyunca pek çok insanın epey bir maneviyat araştırması yapmasına neden oldu. Genç Müslümanlar normal, barışçıl bir şekilde yaşamak yerine Allah adına komşularını öldürecek hale nasıl geldi?

Müslüman olmakla İngiliz ya da Avrupalı olmak arasında çelişki yok. Bir İngiliz, gururlu bir Londralı, bir baba ya da bir muhafazakâr olmak kadar benim dinim de benim kimliğimin bir parçasıdır. İnancı bir kenara bırakırsak, ben muhtemelen Peşaver’deki bir Müslüman’dan daha çok Peckham’daki bir Hristiyan’a daha benzer olurum. Benim ve ben gibi diğer İngiliz Müslümanlar için de kimliğimiz nettir.

Fakat daha genç olan insanların çoğu için dinlerine bakılmaksızın bir kimlik krizi nadir bir durum değildir. Bazı gençler başkaldırarak tepki gösterir. Diğerleri ise daha aşırı bir şekilde suça ve çetelere odaklanırlar.

Çoğu ikinci ve üçüncü nesilden Müslüman çocukları kökenlerinin ebeveynlerinden biri ya da ikisinin kökenlerinden geldiğini inanarak yetiştiriliyor olabilirler. Bazen bu çocuklar ebeveynlerinin köylerini ziyaret ettikleri vakit, her zaman yaşadıkları çevreye uygun olmadıklarını keşfederek kızgın olurlar. Net bir kimlik için duyulan bu özlem onları kişisel bir krizle karşı karşıya bırakır. Onlar artık şahsen ya da internet üzerinden radikal sömürülere karşı savunmasızdırlar.

En basit tabiriyle, İslam bize iyi bir hayat sürebilmek için ve kötü amellerden sakınmada hayatlarımızın bir mücadele ya da ‘cihat’ olduğunu öğretiyor. Radikalleştirme arayışı içinde olanlar bu genç insanlara çürük modern Batı kültüründe yaşarken bu mücadeleyi kazanamayacaklarını söyleyerek onları korkutuyor.

Bu aşırılık yanlıları, gençlere Ortadoğu çatışmalarında Batılı güçler tarafından öldürülmekte olan Müslümanların fotoğraflarını göstererek ve propaganda yaparak onları kızgın hale getiriyorlar. Sonrasında onları Allah adına intikam alarak cennete kısa yoldan gideceklerine ikna ediyorlar. Bunun saçmalık olduğunu biz biliyoruz. Lakin bir kimlik bunalımında olan ve bununla birlikte korkutulmuş ve kızgın bir genç bundan pek emin olamayabiliyor.

Biz hapis sistemimizde radikalleşmeyi görebiliyoruz. Hapiste çete üyeleri, radikallerle buluştukları vakit çete kimliğinin ya da davasının yerini diğeri alabiliyor: şiddet yanlısı İslam. Bu bağlamda, din olan İslam çete tarzı davranışlar için bir bahane olarak kullanılır. Örneğin Yahudilere ait süpermarketteki silahlı saldırgan Amey Coulibaly silahlı bir soygundan dolayı hapis cezasına çarptırılmıştı. O hapishanede bir El Kaideci tarafından radikalleştirildi. İslam’ı kabul eden İngiliz İslamcı Jordan Horner, kendisini durdurmada aciz ve güçsüz olduklarını iddia ettiği hapishane görevlilerinin burnunun ucunda diğer mahkûmları radikalleştirdiğini itiraf etti.

Bazı karakter özelliklerine zaten sahip olan mahkûmlar iyi eğitimli radikaller için kolay hedeflerdir, biz zaten radikalleşenleri daha kolayca etkilenenlerden ayrılmalı mı yok bir ayrım gözetilmemeli mi sorusu hakkında düşünmeliyiz. Hapishane yetkililerinin meşru bir din değiştirmeyle bir radikalleşme arasındaki farkı seçmesi için desteklenmeliler. Bu ikisi eş anlamlı değildir. Keza Suriye’ye seyahatlerinden önce ‘Aptallar için İslam’ kitabını sipariş ettikleri öğrenilen iki İngiliz teröristlerde görüldüğü gibi, onlar İslam’ı öğrenmeden önce radikalleştirildiler.

Bizim dini liderlerimiz de tedbirli olmalılar. Sık sık ziyaret ettiğim yerel camideki imam yakın bir zamanda ‘eğer bir karikatür bize saldırıyorsa, bizim yanıtımız barış çağrısı olmalıdır şeklinde vaaz verdi. Ancak Avrupa’da vaazların yerel dilde yapılmadığı camilere ziyaret etmiştim. Bu tür yerler daha genç insanları dışlayabiliyor ya da onlara öğretilenlerden sadece kısmi olarak anlamasına imkân veriyor.  Kafalarının karışık ve sinirli bırakılan bu gençler, yerel dilde kaynaklar öneren cami dışındaki adam toplayan radikaller için başlıca hedefler haline geliyorlar.  Yerel dilde toplantılara davet edilmesiyle, onlar İslam’ın tamamen tutucu bir versiyonunu öğrenerek radikalleştirilebiliyorlar.

Radikalleşmeyle mücadele yerel düzeyde epey bir çaba gerektiriyor. Daha çok camide vaazlar yerel dilde verilebilir. Böylece daha genç insanlara modern Batı toplumunda Müslümanlar olarak yaşamaları için güven verilir ve onlara saldıranlara karşı da hoşgörüyle yanıt verebilirler.

İslam hiyerarşik bir din değildir. Mevzu bahis ilişki, birey ile Allah arasındadır. Camiler ve imamlar metinler üzerinde kılavuzluk eder, böylece biz onları modern bir çağda yorumlayabiliriz. Onlar bize dünyanın değiştiğini öğretmek konusunda çekinmemeliler ve bizim İslam hakkındaki yorumumuz çok önceki zamandaki bir dünyada değil bugünün dünyasında yerini bulmalı.

En önemlisi de, ebeveynler çocuklarına kimliğin karmaşık bir mesele olduğunu göstermekten korkmalılar ve onları her türlü sosyal çevreden insanlarla kaynaştırarak onlara cesaret vermeliler. Tehdit sadece çok iyi organize olmuş ağlardan değil, aynı zamanda da internet üzerinden radikalleşen yalnızlardan geliyor. Şiddeti kışkırtan propagandaya karşı harekete geçebiliriz, fakat problemin köküyle mücadele, çocuklarımızın tüm dinden ve dini inancı olamayan diğer çocuklarla kaynaşmaları için dışarıya göndermeyi gerektirir. Eğer biz kendimizi birbirimizden ayırmaya çalışırsak, kimlik krizi daha şiddetli hale gelecek.

Zayıfları avlamaya çalışan ahlaksız kişiler her zaman var olacak. Bunu yapanlar kanunlarımızın tüm gücünü hissetmeliler. Gerçi radikalleşmenin kökü İslam değildir, kayıp gençleri bir kimliğin güvenliğini öneren aşırı, sert bir yorumudur, fakat bu toplumumuz için bir güvenlik riskine sebebiyet veriyor.

Syed Kamall Avrupa Parlamentosu’nun Londra’dan muhafazakar bir üyesidir.

Çeviren(Tam Metin): Serdar Yeşiltay

(Wall Street Journal, Syed Kamall, What Drives Young Muslims to Radicalization, 5 Şubat 2015)

Çeviren: 

Serdar Yeşiltay

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org