Erdoğan-Trump Zirvesi Öncesi...

                

Yeni Şafak: İbrahim Karagül: Erdoğan-Trump zirvesi: Ortaklık mı, ayrışma mı?

Bugünkü Erdoğan-Trump görüşmesi, Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olur mu? İki ülke ilişkilerinde tarihin en derin güven bunalımı, biz buna niteliği itibariyle “büyük kriz” diyelim, aşılabilir mi? Dar ölçekte “kurucu” ülkelerin bugünlerde yoklama çektiği o yeni güç haritasında Türkiye ve Amerika beraber yoluna devam edebilir mi? Yoksa Ankara-Washington hattındaki bütün ortaklık geleneğini toprağa gömer, Türkiye'yi yükselen yeni güçlerle “farklı” ortaklıklar arayışına mı iter? 'Yerel güçler' formülü Türkiye'yi tehdit ediyor Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın; “virgül değil nokta konulacak bir görüşme” olarak tanımladığı bu ilk temas, iki lider arasında bir “kurucu irade” mi ortaya koyacak yoksa savaş lobisi aşırılar tarafından, küresel ölçekte “yerel güçlerle ortaklık” formülüne kurban mı edilecek? Daha net ifadeyle, ABD'nin artık, Türkiye için bile tehdit haline gelen, yeni doktrini üzerinden (biz buna teröre desteğe kılıf bulmak diyelim) Türk-Amerikan ilişkilerinde köprüler atılacak mı?Devamı için...

 

Hürriyet: Abdulkadir Selvi: Erdoğan ile Trump restleşir mi?

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in bir yanında Rusya Devlet Başkanı Putin diğer yanında Erdoğan vardı... Erdoğan’ın ayrıca Türkiye’den hareket ederken, Başkan Trump’la yapacağı görüşmenin bir milat olacağını belirterek, “Bizim yapacağımız görüşme virgül mesabesinde değil, nokta mesabesinde olacaktır” demişti. Peki bu çıkıştan sonra Türkiye’nin talepleri dikkate alınmazsa ABD ile ipler kopacak mı? Obama ile yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Trump’la iyi ilişkiler kurma çabasında. “Şu anda Amerika hâlâ bir geçiş sürecini yaşamakta. Bu geçiş sürecini yaşaması sebebiyle de bizim burada çok daha dikkatli, çok daha hassas olmamız gerekiyor” sözleri bu hassasiyeti yansıtıyor. Ancak Trump’ın YPG’ye silah yardımını onaylaması ilişkileri zehirleyici bir etki yaptı. Üstüne üstlük YPG’ye verilen silahların geri alınmayacağı yönündeki açıklama ile Erdoğan-Trump görüşmesi sabote edilmeye çalışıldı. Pentagon’un bu tavrı, DAEŞ’la mücadele bittikten sonra da ABD’nin YPG ile çalışmaya devam edeceği şeklinde değerlendirildi. Erdoğan, Pentagon’un restini gördü. Reste restle karşılık verdi. “Eğer stratejik müttefiksek, ittifak içinde karar almamız lazım. İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım” dedi. Devamı için...

 

Yeni Akit: Kenan Alpay: Erdoğan - Trump Zirvesinde Duruşlar Netleşir mi?

Türkiye’nin Amerika’dan talep ve beklentileri öteden beri son derece açık zaten. Sıkıntı Trump yönetimindeki Amerika’nın bu beklenti ve talepler karşısında Obama yönetiminin politikalarını değiştirip değiştirmeyeceğiyle alakalı alanda seyrediyor. Her ne kadar göstergeler Obama ve Trump’ın birbirlerine son derece ters politik misyonlar taşıdıklarını teyid ediyor olsa da Türkiye’ye karşı sürdürülen tavrın başkanların taktik hamlelerini aşan ve bir devlet olarak Amerikan stratejisini işaretliyor. Cumhurbaşkanı TayyipErdoğan’ın Washington’da ABD Başkanı DonaldTrump’la gerçekleştireceği zirve iki temel husus etrafında şekillenecek. Birincisi Fethullah Gülen’in iadesi ikincisiyse yeni bir müttefik olarak PKK-PYD’nin silahlandırılıp Irak ama hassaten Suriye’de Türkiye’yi kuşatacak bir güç olarak tahkim edilme siyasetinden vazgeçilmesi. Buraya üçüncü bir meseleyi daha ilave etmek gerekirse Rıza Sarraf’ın akabinde yine aynı gerekçeyle tutuklanan Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın serbest bırakılmasıdır. Türkiye önceki iki meseleye ilaveten bu bağlamda Halkbank merkezli olmak üzere uluslararası çapta adım adım mali bir kuşatmayla karşı karşıya kalabilir. Amerika’nın emperyal ve oportünist siyasetini az çok bilenler Türkiye’nin doğrudan güvenlik ve bekasını ilgilendiren meselelerde izleyeceği yolu da az çok tahmin edeceklerdir. Devamı için...

 

Cumhuriyet: Özgen Acar: Sultan, Beyaz Saray'da...

Sultan, bugün Beyaz Saray’da, ABD’nin yeni başkanı Donald Trump ile yüklü bir gündemle görüşecek. En önemli gündem maddesini, ABD’nin, sınırımıza yakın Kamışlı ile birlikte, Suriye’nin çeşitli yerlerine teröristleri desteklemek için zırhlılar göndermesi oluşturacak. Oluşumları özetle anımsayalım... ABD, Irak’ı 2003’te işgal etti. Ardından “Partiya Demokrata Kurdistan (PDK) - Kürdistan Demokrat Partisi’nin” Başkanı Mesud Barzani “Kürdistan Bölgesel Yönetim Cumhurbaşkanı” oldu. Barzani, 2015’te Ankara’da Sultan ve dönemin Sadrazamı’nca kabul edildi ve PDK’nin bayrağı Türkiye’de ilk kez resmen göndere çekildi! Kürtlerin temel hedefi unutuluyor... Bulundukları yerde sıkışıp kalan Kürtler Akdeniz’e çıkmak istiyorlar... Bunun için de Türkiye’den toprak alarak, yerel etnik halkın desteği ile Suriye’den Akdeniz’e bir koridoru amaçlıyorlar.  Türkiye’de bu amaca Abdullah Öcalan’ın “Partiya Karkerên Kurdistanê (PKK) - Kürdistan İşçi Partisi” terörle hizmet ediyor. Suriye’de ise Salih Müslim’in “Partiya Yekîtiya Demokrat (PYD) – Demokrat Birlik Partisi”nin silahlı terör örgütü “Yekîneyên Parastina Gel (YPG) – Halk Savunma Birlikleri” sahnede... Devamı için...

Türkiye Gündemi: 16 Mayıs 2017 

Twitter: @analizsurec

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org