Erdoğan-Trump görüşmesi ve ABD...

 

Birgün: İbrahim Varlı: 21. yüzyılda küresel güç mücadelesi

Myanmar-Arakan sorunu Güney Asya’daki, Kuzey Kore sorunu Asya Pasifik’teki, Suriye’deki savaş da Ortadoğu’daki güç mücadelesinden bağımsız ele alınabilir mi? Peki, Güney Çin Denizi’ndeki hâkimiyet krizi derinleşirken, Irak ve Suriye’de yenilmeye yüz tutan IŞİD’in birdenbire Pasifik ülkesi Filipinler’de boy vermesi, hemen ardından da ABD emperyalizminin radikal İslamcı köktendincilikle mücadele adı altında bu ülkeye asker gönderme kararı alması bir tesadüfle açıklanabilir mi? Sorular çoğaltılabilir. Ancak en can alıcı soru şu olsa gerek; Nükleer denemeler nedeniyle Kuzey Kore’yi hedef tahtasına oturtan ABD’nin çılgın Başkanı Donald Trump, İran’la imzalanan nükleer anlaşmaya neden karşı çıkar? Bütün bu sorulara verilebilecek birçok farklı yanıt olsa da esas yanıtlar küresel güç mücadelesinde saklı. Hâlihazırda dünyanın seksen farklı bölgesinde savaş, çatışma ve kriz var. Bunların bir kısmı “dondurulmuş sorun” olarak nitelendirilen ve her an sıcak bir çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıyan krizler. Ve bu sorunların hiçbiri bir diğerinden bağımsız değil. Devamı için...

Hürriyet: Murat Yetkin: Erdoğan'ın Trump ile büyük sorunu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 9 Eylül’de Astana’dan yaptığı telefon görüşmesi ile BM Genel Kurulu sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi kesinleşti. Gerçi henüz yeri ve zamanı açıklanmadı ama görüşme yapılacağının açıklanması önemli bir belirsizliği ortadan kaldırdı. Cumhurbaşkanı da 10 Eylül’de Astana dönüşünde uçaktaki gazetecilere Trump ile görüşmesinde bütün konuların ele alınacağını olumlu bir tonda söyledi. Bu da iyi bir şey; konuşmak her zaman çatışmaktan iyidir. Bunu söylemekle birlikte Trump ile konuşunca mevcut sorunların hemen çözülmesini beklemenin gerçekçi olmadığını eklemek lazım. Bunun iki temel nedeni var. Birincisi, dünkü Bakanlar Kurulu ardından Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın da uzun uzun anlattığı gibi, Fethullah Gülen örgütü elindeki bütün imkânları Türkiye’nin ABD ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini seferber etmiş bulunuyor. Devamı için...

Türkiye: İsmail Kaplan: Türkiye-ABD ilişkileri nereye?

12 Mart 1947… ABD Başkanı Harry S. Truman’ın, Kongre’de yaptığı ve daha sonra literatüre “Truman Doktrini” olarak geçecek olan konuşma ile başlayan süreç. Yani Türkiye ile ABD arasında, günümüze kadar dalgalı deniz misali, inişli-çıkışlı olarak gelen ikili ilişkilerin, yetmiş yıllık seyrinin başladığı nokta… 12 Mart 1947, II. Dünya Harbi sonrasında; ideolojik olarak iki ana bloka ayrılıp şekillenen dünyanın, “Soğuk Savaş” dönemi diye adlandırılacak olan yeni düzeninde, ABD ile ikili ilişkilerin başladığı tarih. 12 Mart 1971’e gelindiğinde bu ilişkiler farklı bir boyut kazanmıştır. Zira ABD cenahından, Türkiye’ye haşhaş ekimi konusunda çok büyük baskılar gelmekte, devrin başbakanı olan Süleyman Demirel ve AP Hükûmeti, Nixon’un “Sultanahmet Camiini bombalarız…” raddesine varan tehditlerine direnmektedir… Ancak bir yerden sonra, zinde kuvvetler devreye sokulacak ve sudan bahanelerle o mahut 12 Mart Muhtırası verilerek hükûmet devrilecektir… Devamı için...

 

Yeni Çağ: Ahmet Takan: Erdoğan dönüş yolunda ne der?..

Gözler, 19-25 Eylül tarihlerinde ABD New York'ta gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 72'nci dönem toplantılarında... Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a Reza Zarrab davasında tutuklama kararı çıkmasının ardından R. Erdoğan'ın Trump'dan randevu koparması ABD gezisini daha da önemli hale getirdi. Bakalım "gelen pis kokular"a ne olacak?.. Erdoğan, Kazakistan'a uçmadan önce Atatürk Havalimanı'nda kestiği raconları Trump'a tekrarlayabilecek mi?.. "Pis kokular" birden muhteva değiştirip lavanta kokusu olur mu?.. Birleşmiş Milletler toplantılarının bitiş tarihi aynı zamanda çapulcubaşı Barzani'nin referandum tarihi olan 25 Eylül, Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir makas değişimi olur mu?.. Başta Erdoğan olmak üzere iktidar sözcüleri PKK/YPG'ye giden silah dolu TIR'lardan bahsederler mi?.. ABD'ye yönelik PKK/YPG müttefikliği eleştirileri bıçak gibi kesilir mi?..Bu seferki ABD gezisi öncekilere göre çok farklı olacak gibi!.. Başkentte her ihtimale göre farklı senaryo konuşuluyor. AKP iktidarı, Barzani referandumu sonrasında ilan edilecek bağımsız Kürt devletini "Türkmenlere de özerk bölge verilecek" bahanesiyle ilk tanıyan olur mu?.. Devamı için...

Türkiye Gündemi: 12 Eylül 2017 

Twitter: @analizsurec

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

 

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org