'El-Kaide Bizi Kandırıyor'

‘El Kaide Bizi Kandırıyor’: Suriyeli İsyancılar Radikallere Kaybediyor

GAZİANTEP, Türkiye – Kuzey Suriye’de hayatta kalan en büyük isyancı kalesi artan sıcak çatışmaların arasında ılımlı isyancılardan geriye kalanı ele geçirmek için tehdit oluşturan ve El-Kaide bağlantılı radikallerin kontrolüne geçiyor.

Radikallerin İdlib’in kuzeybatı bölgesindeki yükselişleri ılımlı isyancı gruplara uluslararası müttefiklerinden yapılan yardımın askıya alınmasıyla aynı zamana denk geliyor.

Gruplardan beşinin kumandanları bu ayın başlarında Amerika, Türkiye ve Suudi Arabistan temsilcileri tarafından cihatçılara karşı uyumlu bir cephe oluşturmak ve altı yıllık savaş boyunca asabi isyancılardan paçayı kurtarmış olmak için birleşene kadar daha fazla silah ya da askeri teçhizat alamayacaklarının bildirildiğini söylüyor.

Amerikalı yetkililer yardımlardaki donmanın, Trump yönetiminin Amerika’nın Suriye üzerindeki politikasının bir  incelemesine dahil olduğu Washington’daki güç değişimiyle alakasız olduğunu söylüyor.

İsyancı kumandanları amacın, yardımların radikallerin eline düşmediğinden emin olmaktansa isyancılara baskı uygulayarak daha etkili bir güç oluşturmak olduğunun kendilerine anlatıldığını söylüyor.

Amerika tarafından desteklenen isyancılara düşman ve yakın rütbelere sahip olan isyancılar yerine El-Kaide bağlantılı gruplar ile ilkin çok zor birlikte var olan ılımlılara, Suriye Başkanı Beşar El Esad’a meydan okumayı sürdürmeyi umut eden isyancılar için en önemli yer olan İdlib’teki ana hatta bulunan bölgenin kontrolünü vermek daha etkilidir.

Ilımlı isyancılar halâ Güney Suriye’de, Şam etrafındaki alanlarda ve Halep şehrinin bazı bölgelerinde İslam Devletine karşı Türk birlikleriyle yanyana savaşıyorlar.

Fakat İdlip’in radikallere kaybedilmesi, Birleşmiş Milletler’in siyasal anlaşmayı güvenlik altına almayı amaçladığı Cenevre’deki barış konuşmalarında tekrar bir araya geldiği vakit savaşın gidişatını uzatacak en azından başka yöne çevirecek potansiyele sahiptir.

Analistler, Suriye hükümeti ve müttefiki Rusya’nın, belki de Amerika ittifakıyla, şu an İdlip’teki El-Kaide hedeflerine karşı zaten kendi saldırılarını gerçekleştirdiği bölge için yoğunlaşan hava saldırılarını meşrulaştırabileceğini söylüyor.

‘’İdlip şu an aslında cihatçılara bırakılmış durumdadır. Muhalefetin yurtdışındaki destekçilerinin anladığı gibi bu muhalefetin belki de sonu olabilir. Onlar desteklemek için bir sebep bulamayacaklar.’’ diyor Yüzyıl Kurumu akademi üyesi Aron Lund.

El-Kaide destekli saldırı Rus baskısı tarafından geçen ay barış yapmak için Amerika’nın geçmişte başarısızca peşine düştüğü aynı ılımlı isyancı grubu Rus hava saldırılarından korumak için tetiklenmiş gibi görünüyor. El-Kaide üyesi ve halen önceki ismi Nusra Cephesiyle anılan Fetih El-Şam Cephesi, ılımlı isyancılara, aktivistlere ve İdlib etrafındaki Batı destekli yönetici konseylere karşı baskın, adam kaçırma ve öldürme girişimlerinde öncülük etmiştir.

Çoğu radikal isyancı grup El-Nusra Cephesi tarafından oluşturulan ve Hayat Tahrir El-Şam denilen yeni bir koalisyona katıldılar. Daha ılımlı olanları ise kendilerini, El-Kaide üyesi olmayan Amerika ve onun Batılı müttefiklerinin çehresi için fazla sıradışı görülen Selefi cihat okulunun takipçisi, en büyük Ahrar El-Şam grubuyla müttefik hale getirerek korumanın peşine düştüler.

Amerika tarafından desteklenen Fastaqim isyancı grubun bir yetkilisi olan Zakaria Malahifji, kendi grubunun neden Ahrar El-Şam ittifakına katılmayı seçtiğini açıklıyor. ‘’El-Kaide bizi kandırıyor. Bu El-Kaide’den korunmak için sadece askeri bir ittifak. Siyasi olarak onların fikirlerini paylaşmıyoruz.’’ dedi.

Bir düzine civarı Amerika destekli grup, halen radikallerle güç birleştirme baskısına dayanıyor fakat haklı nedenlerinin gittikçe umutsuzluğa sürüklendiğini de kabulleniyorlar.

Amerika destekli bir isyancı birlik ve cihatçılardan uzak durmuş gruplardan biri olan Özgür İdlib Ordusunun kumandanı ve o birliği terk etmiş bir Suriye ordusu yetkilisi olan Ahmed Saoud, ‘’Radikaller hayatın her boyutunu kontrol ediyor, okulları ve camileri de. 14 yaşındaki çocukları radikalleştirme uğraşı içerisindeler. El-Kaide ideolojisi her yere yayılıyor ve biz terk edilmişiz.’’ diyor.

Yardımları askıya alma sadece El-Kaide’nin genişlemeye devam etmesini sağlamayı garanti altına almış görünüyor diyor isyancı kumandanlar. ‘’Eğer ılımlı isyancıları kesip atarsanız El-Kaide tabiki daha güçlü büyüyecektir.’’ diyor Malahifji ise.

Amerika tarafından başlatılan 3 yıllık programa göre isyancı gruplar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından incelenmiş maaş, hafif silahlar, cephanelik ve sınırlı sayıdaki tanksavar füzeleri şeklinde destek alıyorlar. Malzemeler, Amerika destekli Suriye Dostları ittifakı temsilcilerini de kapsayan Müşterek Operasyon Merkezi ya da MOM diye bilinen bir harekat merkezi tarafından denetleniyor.

Fakat malzemeler geri verilse bile isyancıların şimdi El-Kaide’ye meydan okuyacak bir durumda olup olmayacağı açık değil. Bir isyancı grup El-Nusra Cephesi tarafından kuşatılmaya müsaade etmektense kendi mühimmat deposunu yakmıştır. Bu hafta yeni Nusra öncülüğündeki ittifakın YouTube’a yükledikleri bir video, bu ittifak savaşçılarının Amerika yapımı ve ılımlı isyancılar için verilmiş, muhtemelen El-Kaide tarafından ele geçirilmiş TOW tanksavar füzelerinden birini kullanarak hükümete ait bir tüfek mevziini yerle bir ettiğini gösteriyor.

Ortadoğu Enstitüsü’nden Charles Lister, El-Kaide bağlantılı grupların henüz Suriye’den Türkiye’ye geçen sınırı kontrol etmediğini fakat ulaşım rotalarını, şehirlerini ve etrafındaki köyleri kontrol edip karşılaştıkları malzemelere el koymaya yetkin olduklarını söylüyor.

‘’El-Kaide ittifakı şimdi sınır boyunca giden herşeyin üzerindeki nerdeyse tüm kontrole sahip ve uluslararası toplum risk almadan önce daha fazla isyancı grubun orda olması gerekir.’’ diyor Lister.

İsyancılar radikal gruplara katılma, Rus ya da Amerikan savaş uçakları tarafından yok edilme riskinde ya da El-Kaide ve onun müttefiklerine karşı durmak noktasında ve sahada daha iyi silahlanmış ve yüksek motivasyonlu İslamcı militanlar tarafından mağlup edilme riskinde şu an varoluşsal bir seçenek ile karşı karşıya geliyorlar.

İsyancıların en yakın müttefiki olan Türkiye ise üçüncü bir seçenek öneriyor: İdlib bölgesini tamamen terk etmek ve El-Kaide’nin bir rakibi olan İslam Devleti’ne karşı operasyon halinde olan, Fırat Kalkanı olarak da bilinen Türkiye destekli operasyona, doğuya yönelmek. Türkiye, İslam Devleti’nin başkenti Rakka için yapılacak savaşa katılacak Suriyeli Kürtlere bir alternatif olarak yeterli baskın bir kuvvet toplayabilecek Amerika’yı ikna etmek için bastırdıkça İdlib’in ılımlı isyancıları arasında destek toplamıştır.

Geçen hafta tahmini 69 üyesini bir El-Kaide üyesi olan ılımlı isyancıların katliamında kaybeden ve bir başka Amerika destekli grup olan Jaish el-Nasr’ın lideri Mohanned Junaid, ‘’Fakat İdlib isyancıları farklı bir cephedeki savaşa gitmek için kendi topraklarını teslim etmek istemiyor. İdlib’in tamamı siyaha boyanmış olacak ve bu rejime ve Rus jetlerine orayı bombalamak için hakli bir sebep verecek.’’ diyor.

Ilımlı isyancılar muhtemelen yok edilme ve aralarında ısrar ettikleri kavgalarla daha yeni karşı karşıya geliyorlar ve uluslararası destekçilerinin istedikleri ittifakların yolunu kapatıyorlar diyor isyancı kumandan Saoud.

‘’Eğer daha fazla destek almazsak sadece birbirimizle savaşmaya devam edeceğiz ve hepimiz ölene kadar birbirimizi öldüreceğiz. Ve rejim bizi izliyor olacak. Onların istedikleri bu.’’ diyor Saoud.

Çeviren (Tam Metin): Mehmet Yeğin

(WP, Liz Sly and Zakaria Zakaria, ‘Al-Qaeda is eating us’: Syrian rebels are losing out to extremists, 23 Şubat 2017)

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org