Ekonomi ve İş ''Kazaları''

Zaman: A. Turan Alkan:İşyeri cinayetleri, sendikacılar ve politikacılar

Altmışlı yıllar, işçilerin sendikal hakları için ayağa kalkmasına sahne oldu. İkibinli yıllara gelince işçi hareketinin mahiyeti değişti ve işçilerin can güvenliği mücadelesine indirgendi. Bu içler acısı durum, işçi statüsünde evine ekmek götüren herkes için büyük bir kayıptır. Yetmişli yılların yükselen değeri sol sendikacılık anlayışına göre, işçinin hakkını vermek için işverenin, işyerini işçilere hibe edip ceketini alıp gitmesi bile yetmiyordu ve işçi hakları alabildiğine soyut ve şekilsiz bir kapsama büründürülmüştü; bu niteleme, evet mübalağalıdır Devamı ...

Bugün: Erdoğan Süzer:Öldürerek büyüme ekonomisi

Bir ülke insanını, doğasını, yaşam alanlarını acımasızca yok ederek sağlıklı büyüyebilir mi? Ne yazık ki son dönemde böyle bir ekonomik büyüme modeline tanıklık ediyoruz. İnsanı öldürerek, doğayı, havayı kirleterek, tarım alanlarını, suyu yok ederek büyüyen ekonomi girdabında insanlığı küçültüyoruz. Canavar ekonomi: Son yıllarda kazaları ve meslek hastalıklarındaki büyük artışın perde gerisinde ne yasal mevzuat eksikliği ne de başka bir neden yatıyor. Devamı ...

YeniŞafak: Leyla İpekçi:Gökdelenden aşağı ittiğimiz kendi vücudumuz

Şimdi asansör kazasında hayatını kaybeden işçilere üzülüyoruz. Dün Soma'daki maden işçilerine ve başta tersaneler olmak üzere diğer kazalarında güvenliği gerektiği gibi sağlanamadığı için hayatını kaybeden işçilere üzüldüğümüz gibi. Gelgelelim üzülmek hiçbir şeyi yerli yerine koymaya yetmiyor. Sorumluluk alması beklenenler belki vicdan azabı duyuyorlardır ama klişe tabiriyle sistem değişmedikçe, kanunlardaki yaptırımlar ağırlaştırılmadıkça işçiler ölmeye devam ediyor, edecek. Devamı ...

Radikal: Fuat Keyman: Yeni Türkiye ve merhametsiz büyüme: İşçiler

Sadece bu yıl, 2014 Eylül ayına kadar, 1264 işçimizi kaybettik. 1264 ailenin yaşamı karardı, acılara büründü. Mecidiyeköy katliamıyla kaybettiğimiz 10 işçiyle, sayı 1274, belki, basına yansımayan ölümlerle daha da fazla. Soma’da, madende, feci şekilde, yanarak, boğularak ölen işçiler; Tersanelerde, düşerek, ezilerek, feci şekilde ölen işçiler; İnşaatlarda, gökdelen yapımında, beton yığınları altında kalarak, bilmem hanginci üç, dört haneli kattan düşerek feci şekilde ölen işçiler; Devamı ...

Cumhuriyet: Mustafa Balbay:Ecel Gelmiş Cihane, İş Kazası Bahane...

Türkiye’de planlı cinayetlere dönüşen kazaları yaşamın olağan akışının bir parçası haline geldi. Hani derler ya, ecel gelmiş cihane, baş ağrısı bahane, artık kazaları baş ağrısından bile olağan bir ölüm biçimine dönüştü. Ülkemizde ekmek aslanın ağzında değil, Azrail’in elinde. Her an ölmeyi göze alıyorsanız, karnınızı doyurmanızın bir yolunu buldunuz demektir.  Artık ölüm her yerde emeğe en yakın değer. Yerin yüzlerce metre altında her an olağan bir ihmal sonucu toplu ölebilirsiniz, deniz kıyısında bir tersanede aylık ortalama istatistiklerin parçası olarak yaşamınızı yitirebilirsiniz, yerin metrelerce üstünde asansör hızında ölüme çakılabilirsiniz. Devamı ...

Milliyet: Hasan Pulur:Her felaketten sonra...

Biliyoruz bazılarınız yüzümüze baka baka “Utan yahu” diyecekler, böyle günde Mecidiyeköy’deki felaketten sonra yazacak başka yazı kalmadı mı? Kusura bakmayın, olmaz olur mu, biz yıllarca o yazıları yazdık, sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır... Baksanıza maden kazası oluyor, Başbakan “Bu işin doğasında vardır!” diyor. Aynı şey asansör faciası için de geçerliymiş. Kazanın meydana geldiği firmanın sahibi bu sektörün doğasında vardır demeye getiriyor. Devamı ...

(SÜREÇ ANALİZ 10 EYLÜL 2014)

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org