Dünya Ekonomisinin Kaçınılmaz Üçlüsü

Bazen, incelikli yaklaşım gerektiren komplex gerçekliği daha net görmek için basit ve cesur fikirler yardımcı olabiliyor. Benim küresel ekonomi için buna benzer birimkansızlık önermem” varBuna göre demokrasi, ulusal egemenlik ve küresel ekonomik entegrasyon karşılıklı olarak uyumsuzluk içindeler: Bu üçlüden herhangi ikisini bir araya getirebiliriz, ancak asla üçünü aynı anda ve tam olarak bir araya getiremeyiz.

Önermemi bir resimle açıklayacak olursak:

 

Ne anlama geldiğini görmek için derin ekonomik entegrasyonun tüccarların ve finansçıların sınır aşan anlaşmalarda karşı karşıya kaldıkları işlem maliyetlerinin ortadan kaldırılmasının gerektiğinin farkına varmalıyız. Ulus devletler bu tür işlem ücretlerinin temel kaynağı durumunda. Siyasi riskleri oluşturan, sınırdaki düzenleyici süreksizlikleri yaratan, küresel düzenlemeyi ve finans aracılarının denetimini engelleyen ve sonunda küresel banka (borç veren) hayalini umutsuz hayale dönüştüren o. Küresel finans sistemindeki bozukluk bu özel işlem maliyetleriyle ilişkilendiriliyor.

Peki biz ne yapıyoruz ?

Seçilebilecek seçeneceklerden biri, demokratik siyaset ile küresel marketin kapsamını aynı hizaya getiren küresel federalizm. Gerçekçi olarak, bu küresel çapta yapılabilecek bir şey değil. AB örneğinin gösterdiği üzere, bu durum benzer fikriyatı paylaşan ülkeler arasında dahi başarılması oldukça zor bir proje.

Diğer bir seçenek de, ulus devletin devamı ancak bunu yapmak sadece uluslararası ekonominin ihtiyaçlarına cevap verebilen bir durum yaratır. Bu durum küresel ekonomik entegrasyonun diğer iç amaçlar pahasına sürdürülmesidir. On dokuzuncu yüzyıl altın standartı bu tür durum için tarihi bir örnek teşkil ediyor. 1990larda Arjantin’in dönüştürülebilirlik deneyiminin çöküşü, bize, bu deneyimin demokrasi ile doğal uyumsuzluğu ortaya koyan güncel bir örnek sağlıyor.

Nihayetinde, ne derecede uluslararası ekonomik entegrasyon başarabileceğimiz konusundaki azmimizi azaltabiliriz. Böylece, sermaye kontrolüyle ve sınırlı ticaret serbestisiyle, savaş sonrası Bretton Woods rejimi gibi küreselleşmenin sınırlı bir versiyonunu seçmiş oluyoruz. Bretton Woods maalesef kendi başarısının kurbanı olmuştu. Sistemin başarısının da kaynağı olan sisteme gömülü anlaşmayı unuttuk.

Böylece, uluslararası ekonomik sistemle ilgili herhangi bir reformun bu üçlü soruna karşı koyması gerektiğini ileri sürüyorum. Eğer biraz daha fazla küreselleşme istiyorsak, ya biraz demokrasiden ya da biraz ulusal egemenlikten ödün vermeliyiz. Hepsine aynı anda sahip olabileceğimiz aldatmacası, bizi tutarsız bir belirsizlik içine bırakacak.

Çeviren (Tam Metin): Cemal Taşpınar

(Rodrik Typepad, The inescapable trilemma of the world economy, Dani Rodrik, 27 Haziran 2016)

Çeviren: 

Cemal Taşpınar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org