Dokunulmazlık Tartışmaları...

               

Türkiye Gündemi

20 Nisan 2016

HaberTürk: Muharrem Sarıkaya: Üyeliği düşer ve tekrar seçilemez

Anayasa Komisyonu’nda yarın görüşülecek dokunulmazlık teklifi bu haliyle geçerse birçok milletvekilinin üyeliği düşer, bir daha da seçilemez. Şöyle ki... Teklifin yasalaşması halinde bugün için 129 olan ve ileride sayısı artması muhtemel milletvekillerinin dokunulmazlıkları kalkacak. Bu tek başına terör suçuna karışmış olanlar için de geçerli olmayacak, bir yerdeki konuşmasından, bir kişiye hakaretinden veya gece yarısı açık havada propaganda yaptığı için seçim yasaklarını ihlalinden kaynaklı suçlardan da olabilecek. NEDEN DÜŞER? Bir milletvekili bir yıldan fazla ceza alır veya atılı suçlardan birinden bir gün hüküm giyerse, milletvekilliği düşmekle kalmaz, ömür boyu da aday olamaz. Bu durum haklarında fezleke bulunan CHP, MHP ve HDP genel başkanları için de geçerli... Nedeni de Anayasa’nın milletvekili üyeliğiyle ilgili 76, 83 ve 84. maddelerinden kaynaklanıyor. Devamı için...

 

Cumhuriyet: Özgür Mumcu: Başkan’ın dokunulmazlığı

Erdoğan’ın hayalindeki tarzda bir başkanlık sistemine geçilecekse, yasama ve yargının iyice zapturapta alınması gerek. Dokunulmazlıkların kaldırılması yasamaya yönelik bir taarruz hareketi. Meclis’in önemini kaybetmesi, Erdoğancı başkanlık rejiminin olmazsa olmazı. Birden çok hedef var. Kendi derdine düşmüş MHP’den kopacak oyların tek adresi olmak bunlardan biri. “Terörist” milletvekillerini yargılamak bunun için iyi bir vesile. HDP’nin “seni başkan yaptırmayacağız” politikasından da böylelikle intikam alınmış olacak. Hem başkanlık için anayasayı değiştirecek kadar milletvekiline ulaşmasını engelleyen HDP etkisiz hale getirilecek, hem de muhtemel bir ara seçimle boşalacak sandalyelere AKP’liler gelecek. Toplumda dokunulmazlığı olmayanlar, Erdoğan davaları ile abluka altına alınmış halde. Sırada milletvekilleri var. İşin sadece HDP milletvekilleriyle sınırlı kalacağını düşünmek ise saflık olur. Elbette sıra CHP’nin can sıkan milletvekillerine de gelecek. Bu sebeple, CHP’nin anayasaya aykırı olduğunu bizzat kendisinin söylediği bu düzenlemeye “evet” oyu vereceğini söylemesi büyük bir hata. Devamı için...

 

Yeni Şafak: Mehmet Acet:CHP’ye doğru bir cisim yaklaşıyor

Eren Erdem, Fikri Sağlar, Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, İlhan Cihaner, Hilmi Yarayıcı… Meclis'te bu hafta Anayasa Komisyonu'nda, gelecek hafta Genel Kurul'da yapılacak dokunulmazlık oylamasına “hayır” oyu vereceklerini şimdiden açıklayan CHP milletvekillerinin bir kısmı bunlar. Bir de açıklama yapmayıp, 'nasılsa gizli oylama' diye düşünerek 'hayır' demeyi planlayanlar var. Dokunulmazlık konusunda herkesin gözü HDP'nin üzerinde olsa da, onlar kadar baskı yiyen bir başka parti daha var. CHP. Neden derseniz, Anamuhalefet Partisi açısından burada iki 'ucu pis bir değnek' durumu söz konusu. Bir tarafta, aksi durumda başına kakılacak olan çelişkileri görüp “evet oyu vereceğiz” diye açıklama yapan Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun ortaya koyduğu irade, diğer tarafta bu iradeye karşı açıktan tutum alanlar. Dünkü grup konuşmasının sonunda Kılıçdaroğlu'nun isim vermeden ama sesini yükselterek kendisinin kararına açıktan cephe alan CHP vekillerini uyardığına şahit olduk. İşte bu tablo CHP'yi zorluyor. Devamı için...

 

T24: Oya Baydar: Dokunmak yetmez, asın!

Sorunu çözmek yerine şu veya bu biçimde yok edip kurtulmaya dayalı bu ilkel zihniyet dün olduğu gibi bugün de Türkiye siyaset sahnesinde hâkimiyetini koruyor. HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emri altındaki mahkemelerde sözde yargılanmaları, mahkûm edilip hapse tıkılmaları, yetmedi vatandaşlıktan çıkarılmaları, bu yolla HDP’nin büyük ölçüde Meclis dışına atılması, dağılması, seçim şansının sıfırlanması; iktidarın hasmını yok ederek kurtulma hamlesinden ibaret. Bunca ölüm, yıkım, acı karşısında Kürt sorununun çözümü, güneydoğudaki savaşın sona erdirilmesi, ülke nüfusunun en az yüzde yirmisini meydana getiren Kürtlerin yaşadıkları acıların telafisi, Kürt halkının yürek soğumasının, giderek kopuşunun durdurulması için iktidarın tek önerisi, tek planı Tayyip Erdoğan’ın son muhtarlar toplantısında dile getirdiği: “Çözüm arıyorsanız, işte size çözümBunların zerresi bile kalmayıncaya kadar bu topraklardan attığımızda, çözümü gerçekleştirmiş olacağız” anlayışı. Bir sürü laf kalabalığını, terörle mücadele, vatan, millet, birlik, huzur, vb. palavralarını bir yana koyarsanız, bulabildikleri çare: Son Kürt de boyun eğip biat edene kadar savaşa, yok etmeye, yıkmaya devam… Devamı için...

 

Sabah: Mehmet Barlas: Eski CHP ile yeni Türkiye’yi anlamak mümkün değil

Nihai değerlendirmede yeni Ankara'yı da Osmanlı'nın eski İstanbulluları kurmadı mı? Cumhuriyet'i kuranlar gökten inmediler ki... Ayrıca 1920'li yıllarda kurulan tek cumhuriyet bizimki değildi ki. 1'inci Dünya Savaşı'nda yenilen tüm imparatorluklar cumhuriyet olmadı mı? Bu gibi sorunsalların bilinçle ve bilgi ile tartışılması gereği en fazla Cumhuriyet'in kurucu partisi CHP'yi ilgilendiriyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "Kurucu ayarlara dönmeliyiz" veya "Cumhuriyet olmasaydı CHP'ye Genel Başkan olamazdım" benzeri söylemleri, bu partinin iktidara neden alternatif olamadığını da gösteriyor. Post-modern kapıkulları:Yeni Ankara'yı kuranlar Osmanlı'nın "Kapıkulları" sistemini "Cumhuriyet Oligarşisi" modeli ile döneme uyarladılar. Asker sivil bürokrasi ve koruma duvarlarının arkasında devlet desteği ile oluşturulan sermaye sınıfı, Cumhuriyet'in kapıkullarıydı. "Cülus bahşişi"ni az bulan veya reform girişimlerine öfkelenen Yeniçerilerin "Kazan kaldırma" uygulamaları ise, askeri darbelerle sürdürülmedi mi? Devamı için...

 

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

 

 

 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org