Dış Politika Tartışmaları

Karar: Mensur Akgün:Özrü de düşünmeliyiz

Evet, Rusya ile ilişkileri normalleştirmenin bedeli özür dilenmesiyse özür dilenmeli. Özür dilemek bizi ne küçültür, ne de büyütür. Sadece bir formalitenin yerine gelmesini sağlar, Moskova’yı rahatlatır, manevra yapmalarını sağlar. Yeter ki özür özürle kalmasın, ilişkiler normalleşsin, ambargolar kalksın ve iki ülke ilişkileri geren Suriye sorunu üstünde her iki tarafın da çıkarlarını koruyan bir modus vivendi üstünde anlaşsın. Özür önce gelir, yoksa Türkiye’nin pek çok kez dillendirdiği komisyonun kurulmasışimdiden bir şey söylemek zor. Ama Ankara’nın daha esnek olması gerektiği gerçek. Devamı ...

Habertürk: Soli Özel:Krizlere rağmen...

Halihazırda yeterince sorunu bulunan Türkiye-AB ilişkilerinde, odağı Almanya olan yeni bir krizin daha patlaması muhtemel. Yarın, Alman Meclisi’nin (Bundestag) önüne gelen “Ermeni soykırımı” tasarısını, bu kez kabul etmesi bekleniyor. Alman Parlamentosu’nun, dönemin Alman Genelkurmayı’nın Osmanlı idaresindeki etkisi, tehcir politikalarındaki teşvikçiliği göz önünde bulundurulduğunda bu topa girmemesi, herhalde daha doğru olurdu. Gerçi bazı milletvekilleri Osmanlı Ermenilerinin Anadolu’daki varlığını sona erdiren olaylarda, Almanya’nın katkılarının ve sorumluluğunun da kabul edilmesini istemişler. Devamı ...

Akşam: Kurtuluş Tayiz:Sahiden devlet olmanın bedeli

Türkiye, sahiden devlet olmanın bedelini ödüyor. Milletin kendi ülkesini doğrudan yönetme iradesi iyice belirginleşince, 80 yıl önce kurulan saatli bombalar harekete geçirildi. Şimdi Kürt ve Ermeni kartıyla Türkiye dışarıdan ve içeriden hızla kuşatma altına alınıyor. ABD’nin başını çektiği koalisyon devletleri ile Rusya’nın yanı başımıza kadar sokulmasından kuşkusuz Türkiye için hayırlı bir sonuç çıkması beklenmiyordu. Kuzey Suriye, yeni Ortadoğu şantiyesinin merkezi olarak seçildi; ABD’nin savaş makineleri Irak ve Suriye’de sınır hattımız boyunca yeni bir devlet inşaatını hızla sürdürüyor. Devamı ...

Evrensel: İhsan Çaralan:Türkiye, kendi ayağına kurşun sıkmaya devam ediyor

Suriye’deki bu tutumu dolayısıyla; hem Rusya, hem Suriye rejimi hem de ABD, farklı gerekçelerle de olsa, Türkiye’yi eleştiriyorlar. Bu eleştiriler, Türkiye’nin IŞİD’e, el Nusra’ya, cihatist gruplara destek vermeye devam ettiğine kadar vardırılıyor. Irak’taki Felluce operasyonu, Türkiye’den coğrafi olarak uzakta olması nedeniyle Türkiye ile ilgili bir sorun yok gibi görünse de önceki gün Rusya, Türkiye’nin Irak’taki askerlerini ve Başika kampı etrafındaki faaliyetlerini gündeme getirerek, Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesini istedi. Yakında başlaması beklenen büyük Musul saldırısıyla birlikte, Türkiye’nin Başika kampı etrafındaki girişimlerinin ve Irak topraklarında asker bulundurmasının önemli bir sorun olarak yeniden gündeme geleceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok. Devamı ...

Cumhuriyet: Kadri Gürsel:Dış politikada dört parmak hesabı

Keşke dış politikada değişim dört parmak hesabının basitliğinde olabilseydi...  Bakınız, dört parmak hâlâ havada.  Lakin başlangıçta taşıdığı anlam değişti.  Erdoğan’ın dört parmağı havaya ilk kez 2013’te kalktı. Mısır’da General Sisi, İhvancı Cumhurbaşkanı Mursi’yi 3 Temmuz’da darbeyle devirdi; arkasından İslamcılar Kahire’deki Rabiatül Adeviyye Meydanı’nda toplanarak direnişe geçtiler. Yaklaşık iki ay süren bu hareket kanla bastırıldı.  Erdoğan, Sisi darbesini kendisine karşı yapılmış gibi yaşadı; iliklerinde, zihninde ve ruhunda hissetti. Haksız da sayılmazdı çünkü Sisi bu darbeyle sadece Mursi iktidarını değil, Erdoğan’ın Doğu Akdeniz Havzası’nı Tunus’tan başlayarak kuşatan bir İhvancı rejimler topluluğunun doğal lideri olma hayallerini de yıktı. Devamı ...

Yeni Şafak: Beril Dedeoğlu:Yeni Türkiye için yeni dış politika

Yeni Türkiye, yeni bir dış politikayı da zorunlu kılıyor. Yeni dış politika, hükümet tarafından düşman sayısını azaltmak, dost sayısını çoğaltmak olarak açıklandı. Bu politika aslında Türkiye tarihi açısından o kadar büyük bir yenilik anlamına gelmiyor. Ancak bugünkü dünya gelişmeleri devletlerin dost olmalarını zorlaştıran, daha çok çatışmacı bir rekabet içine sürüklenmelerine yol açan türden. Dolayısıyla dostu çoğaltma, düşmanı azaltma politikası zoru başarmak anlamına geliyor. Her devlet, yeni bir dış politika belirlemek istediğinde, önce kendisinin dünya sisteminde nasıl tanımlanmasını istediğinden yola çıkar. Devletlerin küresel sistemde tanımlanmasına etki eden birçok başlıktan iki tanesi öne çıkar. Devamı ...

 

(SÜREÇ ANALİZ 3 HAZİRAN 2016 TÜRKİYE GÜNDEMİ)

 

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org