Dış Pazardaki Çinli Şirketler

Punon Pen, Kamboçya –Artan işçi maliyetleri ve daha yavaş büyüme ile karşılan Çinli girişimciler daha önce hiç olmadığı gibi dış pazar arıyorlar. İlk defa idaresi zor ticaret birlikleri, bağımsız mahkemeler ve her şeye burnunu sokan gazeteciler ile boğuşuyorlar. Çoğu için ise çok partili sistemin politikalarında bilinmeyen sularında gezinmek ve kamuoyunun gücü ile yüzleşmek işlerini zorlaştırıyor.

Cesaret edip yabancı demokrasilere girdiklerinde ise çoğu Çinli şirket kültür şoku yaşıyor. Siyasal bağlantıların başarılı bir işletmenin anahtarı olduğu ve hukukun egemenliğinden kaçınmanın kolay olduğu tek partili ülkelerde para kazanan Çinli şirketler yurtdışında işlerin o kadar da basit yürümediğini görüyorlar.

Birleşik Devletlerden Asya’ya, Çinli girişimciler şikâyet teranesine sahipler ve üst üste maliyetli hatalar yapıyorlar. Giyim sektöründe Çin’in büyük bir yatırımcı olduğu ufak Kamboçya’da bile şiddetli bir şekilde belli edebiliyorlar.

Çinli Ticaret Komisyonu Tekstil Kuruluş Ortaklığı’nın Kamboçya’daki başkanı He Enjia yakındı: ‘Sendikaların hepsi aynı, kötü kalpliler.’’

Fabrika sahiplerinin greve giden işçileri bastırmak için polisi ücretle tutabildiğini açıklayarak, ‘’Son iki yılda Kamboçya’da işler değişti. Şu anda bu mümkün değil, Batı medyasının yardımıyla muhalefet partisinin etkisi büyüyor.’’  cümlesini sözlerine ekledi.

Bazı ölçütlere göre Çin tarafından yapılan dış yatırımlar geçen yıl ilk defa ülkeye yapılan yabancı yatırımları geride bıraktı. Fakat halkın daha fazla şeffaflık ve çevre ile işçi hukukunun uygulanmasını talep ettiği yabancı ülkelerde, bu durum uzmanların söylediğine göre, 20 yıldan fazla bir süre önce yabancı şirketlerin Çin’e ilk girdikleri zaman karşılaştıkları zorluklar gibi birçok Çinli şirketin kısa sürede öğrenmek durumunda kaldıkları bir şey oluyor.

New York merkezli bir ekonomik danışmanlık şirketi olan The Rhodium Group’ta küresel yatırım akışlarını izleyen Thilo Hanemann, ‘’Çin’e giren yabancı şirketlere bakarsanız eğer uyum sağlamanın onlar için bir hayli zor olduğunu görürsünüz. Çinli şirketler de şu anda aynı durumdan geçiyor fakat durum onlar için daha karışık. Yetiştirdikleri düzenleyici çevre denizaşırı piyasalardakinden çok farklı’’ dedi.

Paranın Çin’in dışına doğru akmaya başlaması merkez bankasının Yuan’ın Dolar’a karşı değeri korumasını maliyetli bir hale getirdi. Geçen hafta parada yaşanan sürpriz değer düşüşü Çinli şirketleri yabancı yatırımları için fiyat yükseltmeye zorladı fakat –eğer yatırımcılar dövizin zamanla daha zayıflayacağını düşünüyorsa- bu durum bazılarını döviz kuru daha da düşmeden yurtdışına yatırım yapmaya teşvik edebilir.

Bu büyük adımları ilk atanlardan bazıları Çin’in ilerleyen ekonomisinin ihtiyacı olan yakıtı sağlayan, petrolden demir cevherine kadar olan bir yelpazede hammadde çıkaran hükümete ait şirketlerdi.  İnşaat şirketleri de, Asya’dan Afrika’ya yollar, barajlar ve diğer altyapı sistemleri inşa ederken yurtdışında hükümet parasını takip etti.

Fakat harici yatırımlara hükmeden kurallar liberalleştirilmişken Güneydoğu Asya’da düşük ücretleri kovalayan giysi üreticilerinden yeni pazarlar kovalayan Bilgi-İşlem şirketlerine kadar özel şirketler de yurtdışına taşındı.

Resmi rakamlar ülkeden ayrılan doğrudan yatırımın geçen sene yüzde 14 oranında artarak 103 milyar dolara çıktığını gösteriyor ve hükümet eğer üçüncü tarafların ülkeyi terk eden yatırımları da dahil edilirse, doğrudan yabancı yatırım ilk defa aşılmış olacak.

Rakamlar güvenilir olmasa da bu, Çin için büyük bir dönüm noktası olacak. Buna karşın Rhodium’dan Hanemann, yurtdışına olan bu hızlı açılımın Çin’in dünya ile boy ölçüşmek üzere olduğuna bir işaret olarak görülmemesini söyledi.

‘’Bu güçlülüğün işareti değil, zayıflığın işaretidir.’’ dedi. ‘Küresel değer zincirlerini ihmal eden ve denizaşırı uzmanlık geliştirmeyen Çinli şirketler geçmişte bu kadar iyi kâr yükselişinin ürünlerini toplayabiliyordu’’ dedi.

Fakat Çin’in ekonomisi yavaşladıkça, çimento ve çelik endüstrisinde devasa kapasite ile yüzleştikçe, işçi ve doğal kaynak maliyetleri yükseldikçe şirketler yeni becerileri öğrenip hayatta kalmaları için yurtdışında yeni alanlara yönelmeye zorlanıyor.

Bu rahat ve sorunsuz iş değil. Aslına bakılırsa, masraflı yanlış hesaplamaların sayısız örneği var.

Çinli şirketler, Katrina Kasırgası sonrası Birleşik Devletler’de binlerce evin yeniden inşa edilmesi için ihraç edilen prefabrik kaplamalar üzerinden yüzlerce milyon dolar hasar tazminat talebi ile yüz yüze geliyor; zehirli gaz yaydığı, solunum yolu problemlerine yol açtığı ve elektrikli cihazları yıprandırdığı iddia edildi.

Teksas’ta bulunan hükümete ait Çin Havacılık Endüstri Şirketi’ne, eski ortak girişim partneri olan Tang Enerji tarafından rüzgâr gücünü geliştirmek üzerine yaptıkları anlaşmada hile yaptığı –kısmen aynı alanda rakip faaliyetler yaptığı gerekçesiyle 7,5 Milyar Amerikan Doları değerinde tazminat davası açıldı. Bu, Çin Havacılık Endüstri Şirketi’nin kendi ülkesinde yanına kâr kalacak bir şeydi fakat Batı’da aynı şey geçerli değil.

Dallas Morning News’e göre Tang’in CEO pozisyonunda görev yapan E. Patrick Jenevein geçen yıl, ‘’Çin’de devlet girişimlerin sahibidir. Dolayısıyla hükümetin sahibi olduğu bir şirket iseniz asla adil bir mücadele ile karşılaşmaktan endişelenmeniz gerekmez. Burada ise ellerinde adil bir mücadele var.’’ dedi.

Çin Denizaşırı Mühendislik Grubu, Polonya’da düzenlenecek 2012 Avrupa Şampiyonası’nı hızlandıracak otoyolu inşa etmek için olan sözleşmeyi masrafların artmasından sonra iptal ettirdi. Şirket, yerel çevre yasalarına uyma şartıyla, diğer şeylerin içinde, kurbağaların geçişi için yolun altında ihtiyaç duyulan tünelleri de içeren bir yapıya izin vermekte başarısız oldu.

Çinli şirketler yerel halkı istihdam etmektense kendi işçilerini getirdikleri –ve istihdam ettikleri yerlilere kötü davrandıkları için tüm dünyada politik bir tepki ile karşılaşıyor.

Farklı yerlerde, elbette, farklı problemler var. Kirlilik ve yolsuzluğa karşı olan katı kurallar Batı’da problem teşkil edebilir fakat girişimcilerin söylediğine göre Kamboçya gibi ülkelerde bu durum daha az endişe uyandırıyor.

Çin Ticaret Komisyonu’nun Kamboçya’daki Guangxi bölge şubesinin genel sekreteri Li Yi, Kamboçya’nın sahip olduğu birçok sivil toplum kuruluşunun baş belası olduğunu söyledi.

‘’Batı’nın sermayelerini kapmak için yapabilecekleri her şeyi yapıp ince eleyip sık dokuyarak kusur bulurlar ve büyük projeleri kasten hedef alırlar.’’ dedi.

Kültürel farklılıklar da var. Çinli yöneticiler Kamboçyalıların Çinliler kadar çalışkan olmamasından şikâyetçi fakat verimliliği arttırmak için gösterdikleri beceriksiz çabaları her zaman başarılı olmuyor.

The Phnom Penh Post’ta, haziran ayında işçilerine tembel oldukları için çok sık bir şekilde bağırmasından Çinli bir saha yöneticisi rapora konu oldu. Polis gazeteye yaptığı açıklamada, bir grup işçinin vardiyaları bittikten sonra sahaya geri dönüp yöneticiyi bir balta ile öldüresiye doğradığını söyledi.

Li, en azından durum iş yetkililere rüşvet vermeye geldiğinde buradaki kültürün benzer olduğunu –Kamboçyalıların diğer ülkelerdeki mevkiidaşlarının aksine belirli noktalarda sözlerini genellikle tuttuğunu söyledi. ‘’Parayı alırlar ve sözlerini tutarlar. Önce parayı alıp sonra yapamayacaklarını söyleyen yetkililerin aksine, yapamayacakları bir şey olursa direkt olarak söylerler.’’ dedi.

Burma’da askeri yönetimden askeriyenin kontrol ettiği demokrasiye geçiş, kamuoyunun aniden önemli hale geldiği bir dünyaya alışık olmayan Çinli maden ve baraj inşa şirketlerine sorun çıkardı.

Çin Gücü Yatırım Şirketi’nin genel müdürü Li Guanghua, çevresel etkisi ve Burma’nın barajın büyük yararını görüp görmeyeceği hakkında kamuoyunun sert bir şekilde karşı çıkmasıyla ilgili sorulardan sonra Myistone Baraj projesinin 2011’de askıya alınmasından acı bir ders çıkardığını söyledi.

Şirket şu sıralar projeyi yeniden başlattırmaya çalışırken yerel topluluklar, muhalif politikacılar ve medya ile konuşurken daha dikkatli davranıyor.

Bir söyleşide, ‘’Şeffaflığın şu anda çok önemli olduğunu düşünüyoruz.’’ dedi.

Fakat Çinli diğer şirketler bundan ders çıkardı mı?

Tebessüm ile ‘’Bunun garantisini veremiyorum.’’ diye cevap verdi.

Xu Jing bu habere katkıda bulunmuştur.

Çeviren: Melih Erdoğmuş

(Washington Post, Chinese Companies Face Cultural Shock in Countries That arent like China, 15 Ağustos 2015)

Çeviren: 

Melih Erdoğmuş

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org