'Çözüm Süreci'nin Dinamikleri

Radikal: Murat Yetkin: Kürt diyaloğunda iyi gitmeyen bir şeyler var

Öcalan'a İmralı'da 'Başkanlık sekreteryası' kurulması tartışmasından silah bırakma meselesine dek Davutoğlu'nun iyimser yaklaşımına gölge düşüren gelişmeler var. Bazı demeçlere bakarsanız her şey yolunda… Hükümet tam da Suriye-Irak tezkeresini çıkarttığı gün İmralı görüşmelerini yasal zemine oturttu. Başbakan Ahmet Davutoğlu, birkaç ay içinde çözüm mümkün diyor. HDP’li Sırrı Süreyya Önder daha da öteye geçip Mart ayını telaffuz ediyor. İki yıl önce Mart ayında, Abdullah Öcalan’ın Nevruz mesajını Diyarbakır’da o okumuştu. Belki bu Mart öyle bir mesaj okur ki, bakarsınız “İklim Akdeniz olur” Kemal Burkay’ın deyişiyle. Devamı…

YeniŞafak: Ali Bayramoğlu: Kendi ayağına 'sıkmak'

6-7 Ekim olayları, zemini hazırlayan ya da olayları hızlandıran unsurlar neler olursa olsun, temel olarak, Kürt siyasi hareketinin 'şiddeti siyasi araç olarak yeniden sahaya sürme stratejisi'ydi. Peki bu strateji Kürt hareketine ne kazandırdı? Dış bir gözle bakıldığında, Rojava konusundaki kararlılıklarını gösterme (ancak sadece gösterme) dışında hemen hiç bir şey. Kaldı ki bu kararlılığı göstermenin tek yolu şiddeti oyuna sürmek değildi. Milyonlara varan kitlelerle yapılacak mitingleri şüphesiz daha olumlu sonuçlar verirdi. Kobane'nin tahkim edilmesi ve düşmesinin engellenmesi bu stratejinin bir sonucu değildir. Devamı…

Star: Mustafa Karaalioğlu: Hiçbir demokrasinin yaşayamayacağı bir tecrübe

Sınır tanımayan siyasi nefretin hiç olmazsa ülkenin müşterek geleceğini ve kaderini ilgilendiren konularda yatışmasını beklersiniz. Öyle ya, Ortadoğu’da 100 yıl önce masa başında çizilen yanlış haritanın teğelleri atıyor, büyük oyuncularla küçük oyuncular aynı anda tarih sahnesine çıkıyor. Büyük avantaj ve dezavantajlar aynı anda tarih potasında hareket ediyorAcımasız ve sinsi bir oyun Türkiye’nin coğrafyası ise hiçbir ülkeyle kıyaslanmayacak kadar ağır yükleri taşımayı kaçınılmaz kılıyor. Sadece sığınmacıları kabul ederek neredeyse bir savaşa girmenin ekonomik ve hatta sosyal maliyetini ödemekteyiz. Devamı…

Taraf: Ertan Altan: Yol haritası

“Yol haritası” kavramı Türk matbuatının gündemine Kıbrıs’ta Annan Planı’nın görüşülmeye başladığı dönemde girdi. Ondan önce de vardır belki ama dillere pelesenk olduğu tarih aşağı yukarı iki binlerin başıdır.  AKP iktidarının ilk yılları... Etnik ve coğrafi problemlerin çözümünde yerel güçlerle, büyük devletlerin üzerinde çalıştığı planlar bölgemizde hep oldu. Filistin’de, Lübnan’da, Kıbrıs’ta, Suriye’de sorunların çözümü için yol haritaları masalara yatırıldı. Kürt sorunu ve PKK ile ilgili bir yol haritasından söz etmek bir zamanlar hayaldi. Çünkü yol haritası dünyanın büyük güçleri tarafından meşru görülen, masaya davet edilen oluşumlarla konuşulacak bir şeydi. Devamı…

Zaman: Mustafa Ünal: Öcalan’ın sekretaryası

Çözüm için müzakereler başlayacakmış. Bir tarafta İmralı. Başmüzakereci Öcalan. Bir sekretaryası olacakmış. Adalet Bakanlığı, üzerinde çalışıyormuş. 5 kişiden oluşacakmış. İmralı, Kandil’in de temsil edilmesini istiyormuş. ‘Mış, muş’ diye yazıyorum çünkü resmen açıklanmadı. Tekzip de edilmedi. HDP açık konuşuyor. İktidar yarım ağız. Müzakere masasının diğer tarafında hükümet oturuyor. Tek bir bakan değil. Orası da kalabalık. ‘İki yıldır sürmüyor muydu müzakere?’ diye sorabilirsiniz. Yeni bir aşama herhalde. Öcalan’la yeni görüşülmüyor ki. Devamı…

(Süreç Analiz 24 Ekim 2014)

 

 

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org