Çin Birleşik Devletleri

Geçtiğimiz hafta içinde Çin’in başlıca yasama organları olan Ulusal Halk Kongresi ve Siyasi İstişare Halk Kongresi bir araya gelerek Pekin`de yıllık toplantılarını düzenledi. Delegelerin başlıca ana işlevi Komünist Parti liderleri tarafından alınan kararları tasdiklemek olmasına rağmen, iki meclis sık sık siyasi reformlar hakkındaki tartışmanın körüklenmesine neden oluyor.

Delegelerin, hükümetin Batı’daki hizipçi bir hareketle ilişkilendirdiği ülkenin doğusunda bir tren istasyonunda yakın zamanda meydana gelen kanlı saldırı da dâhil tartışılması gereken pek çok mevzuları oldu. Fakat yine de Çin’de uzun vadeli siyasi reform için en çok ümit veren yol olan federalizm gündemde yoktu.

Açık ara dünyanın en büyük ve en yoğun nüfusunu barındıran ülkesi olan Çin, federal yönetim şeklini kullanmıyor. Pekin yönetimi tüm siyasi gücü ve büyük kararlar alma sürecini sıkıca kontrol ediyor. Çin’in aksine Avustralya`dan Venezuela’ya, ülkeler geniş ve muhtelif farklılıklar gösteren bölgelerde yönetim problemlerini çözmek için yerel bölgelere mühim ölçüde özerlik bahşediyorlar. Federalizmin türleri çeşitlilik gösterir ve hatta Rusya gibi yerlerde, otoriteryanizmle birlikte zor da olsa var olabilir.

Federalizm Çin’e çok şey sunuyor, lakin evvela bunun için Pekin`deki liderlerin gerçek siyasi ve karar alma gücünü yerel otoritelere devretmesi gerekiyor. Mevcut sistemde ise, bölgesel ve yerel yönetimler temel olarak tepeden alınan politikaları yürütüyorlar.

Yerel düzeydeki liderlere, merkezi hükümetin diktelerini yürütebilmek adına, nasıl para harcayacaklarına dair geniş bir takdir yetkisi veriliyor. Çoğu ulusal kanunlar ve düzenlemeler, bölgesel ve yerel yönetimlerin yerine getirmesi gereken belirli hedefleri oluşturur, yerel düzeydeki yetkililere ise uygun görülen kaynakların tahsisi bırakılır. Örneğin Çin’in enerji düzenlemesi, her bölgenin ulaşmasından sorumlu tutulduğu ayrı ayrı verimlilik hedeflerini belirler.

Şaşırtıcı bir şekilde, Çin’de yerel yönetimler, tüm hükümet harcamalarında Federal İsviçre ya da Birleşik Amerika’daki yerel yönetimlerin sahip olduğundan daha büyük bir paydan sorumlu. Fakat bu ekonomik özerklik federalizm anlamına gelmez, keza Çin’de yerel hükümetler sadece merkezi siyaseti yürütür, onu belirlemez.

Bu hiyerarşik yapı, Çin siyasi düşüncesinin uzun bir geleneğini aksettirir. Tek bir üniter devlet kavramı, ya da Dayitong, tarihsel olarak herhangi bir hükümetin doğal hedefi olarak görülür ve Çinli bilginler ve liderler yerelciliğin tehlikeleri hakkında uzun uzadıya uyarılarda bulunuyorlar.

Lakin federalizmi yönetim şekli olarak benimsemek modern Çin’in en başlıca yönetişim sorunlarından birini hafifletmeye yardımcı olabilir: Gerçek şu ki yerel düzeyde yetkililer yürütseler bile genellikle merkezi siyasaları istemeye istemeye uygularlar. Onlara pek çok sorumluluk yükleyen fakat ayni zamanda merkezdeki yöneticileri mesuliyetten kurtaran bir sistemde hapsolmuş yerel düzeydeki Çinli yetkililer kısa vadeli ekonomik yükselişe birinci derecede önem vererek, çevre kirliliğini önleme ya da sosyal refah hedefleri gibi talimatlara riayet etmeyi geri plana atıyorlar. Sonuç olarak çevresel ve sosyal politikalar sık sık kötü uygulanıyor. Eğer siyaseti belirleme sürecinde yerel ve bölgesel yetkililer daha yüksek bir sese sahip olsaydılar, bu politikaların neticelerinde daha büyük katkıları olacaktı.

Bu vaziyet çevre korunmasında her zaman büyük bir problem olmuştur: Merkezi hükümet, ekonomik yükselişi tehlikeye sokmadan yerel hükümetlerin yerine getiremeyeceği gerçekdışı standartlar oluşturuyor. Eğer yerel düzeydeki liderler münasip mahalli standartlar oluşturabilseydi, bu standartların karşılanmasını temin etmede hem daha fazla mesuliyetleri olacaktı hem de daha çok çıkarları bulunacaktı.

Yine de Çin için federalizmin en büyük faydası, onun azınlıkların yaşadığı huzursuz bölgelerin endişelerini daha iyi karşılayabilmesi bakımından umut vermesi olacaktır.

Federalizm, özerklik için ülkeyi bölmeden mahalli taleplere kulak verilmesinde en iyi yol. Ayrıca o, Çin’in, Tibet ve Sincan`daki bölücü hareketlerle mücadele edebilmesi için en akıllıca yoldur. Teoride, bunlar ve diğer azınlıkların hakim olduğu alanlar muhtar bölgelerdir. İcraatta ise tüm idare Pekin’in elinde ve bu sözde otonom bölgeler ekseri federal sistemlerde bulunan muhtariyet gibi bir vasfı yoktur. Bu aldatmacanın uzun vadede sosyal istikrarı koruması mümkün değil. Federalizmi uygulamak, azınlık-çoğunluk bölgelerine siyasal sistemde temsiliyet verilmesini ve daha geniş bir özerlik için taleplerin hitap edilmesini temin eder.

Hatta daha mühimi, federalizm Pekin’in baş ağrıtıcı Tayvan sorununa yönelik tek makul, barışçıl ve uzun vadeli çözümü temsil ediyor. Çin Tayvan’ın bağımsızlığının kabul edilemez olduğunu kesin bir dille ifade etti. Lakin Taipei yönetimi ise aynı kesinlikte liberal olmayan Halk Cumhuriyeti yönetimi altında yaşamayacaklarını ilan etti. Hong Kong, Makao ve Çin’in etnik çoğunluğun bulunduğu bölgelerle birlikte Tayvan’da da mühim ölçüde özerkliği muhafaza eden bir federalizm türü en geçerli ileri bir yoldur.

Elbette, Çin’de elverişli bir federal sistem, Birleşik Devletler ve diğer batılı ülkelerin sistemlerine bir nebze olsun benzemesi muhtemelen tahammül edilecektir. Bunun yerine, merkezi hükümetin, batıdaki hemcinslerinden çok daha güçlü rol oynadığı ve çoğu kanuni hükümlerin ulusal birliği korumak için verildiği Hindistan, Pakistan, Malezya ve diğer bazı Asya ülkeleri tarafından benimsenen düzenlemelere daha çok benzer bir biçimde olabilir. Örneğin Hindistan’ın anayasasına göre, ülkenin bütünlüğü tehlikede olursa, merkezi hükümetin yerel hükümete müdahale etme yetkisi bulunuyor.

Federalizmin en büyük dersi, genellikle ülkelerin daha gevşek bir birliği benimseyerek daha güçlü olabilmesidir. Eğer Çin’in liderleri ülkelerinde uzun vadede barışı ve refahı temin etmek istiyorlarsa, federal bir geleceğe doğru adim atmaları uygun olacaktır.

Scott Moore Harvard Üniversitesi Belfer Bilim ve Uluslararası İlişkiler Merkezinde Çin Siyaseti üzerine çalışmalarıyla tanınan bir araştırmacıdır.

(New York Times, Scott Moore, The United States of China, 11 Mart 2014)

Çeviren: Serdar Yeşiltay

Çeviren: 

Serdar Yeşiltay

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org