CHP’ye Dair...

Karar: Akif Beki:Hükümete bastırmanın sırası mı?

Kılıçdaroğlu, ‘yanlış politikalarla Suriye’de bataklığa saplandığımız’ eleştirilerini tekrar gündeme getirdi. Hakkıdır, fakat bu hakkı saklı tutarak durumun nezaketini gözetmesi, eleştirilerini bir süreliğine ertelemesi gerekmez miydi? En azından Genelkurmay Başkanı Akar’ın NATO Zirvesi’nden dönüşünü bekleyebilirdi... Sonra yine ‘gücümüzün üstünde siyaset’ yapmanın sonuçlarını hatırlatır, yine bu noktaya nasıl geldiğimizi sorgulardı. Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi, bir gece ansızın baskın yapabiliriz Afrin’e, ancak geceler bitmez, hemen bu gece olacak değil. Kılıçdaroğlu’nun önünde de, bıçağın kemiğe dayanmasına kadar nerede hata yapıldığını tartışmak için daha çok grup konuşmaları var. ABD’ye karşı seçeneklerimizi teke indirmeden önce kaçırdığımız fırsatların, askeri restleşmeden kaçınıp kaçınamayacağımızın muhasebesini sonra da masaya yatırabilir. Devamı...

Gazete Duvar: Berrin Sönmez:Bir kadın seçildiğinde...

Bir kadın seçildiğinde gör başına neler gelir. Hele de İstanbul İl Başkanlığı gibi nereden baksanız devasa bir başarıysa… Hele de liderin iki dudağı arasında ihsan gibi sunulan seçilmişlikten çok farklıysa… Canan Kaftancıoğlu’na yapıldığı gibi geçmişi deşilir. Yıllar boyunca farklı bağlamlarda söyledikleri, yazdıkları, sosyal medya paylaşımları cımbızlanır. Politikacının yıllardır suç sayılmayan eski sözleri, görüşleri, politik yaklaşımları el birliğiyle suça dönüştürülüverir. CHP İstanbul il teşkilatındayken sarf ettiği sözler, CHP İstanbul İl Başkanı seçildikten sonra, 24 saat bile dolmadan başlatılan soruşturma nedeni oluverir. Çünkü o bir kadın ve üstelik seçim zaferi kazanmış bir kadın. İktidarı, muhalefeti, yandaşı, örtülü yandaş ulusalcıları aynı çizgide buluşturan karalama kampanyası, bir kadının siyasi başarısına duyulan hazımsızlık tepkisinden ibaret.. Devamı...

Yeni Şafak: Mehmet Acet:CHP’nin değişen genetiği

CHP’nin tarlası 22 Mayıs 2010 tarihinden beri sürülüyordu. Ürünler filiz verip meyveye durunca buna galiba en fazla Ulusalcı/Kemalist çizgideki CHP’liler şaşırmış oldular. 1923’ten beri bir yıl olsun nadasa bırakmadan sürüp geçindikleri tarlanın başka birileri tarafından ekilmeye başlandığını görmek, normalde savaş sırasında evi barkı işgal edilen kimselerin yaşadığı duygu mesabesinde olmalıydı. Kimileri bu duyguyu gerçekten yaşadı. Sağda solda karşılaşınca, kulağımıza eğilip “Partimiz elimizin altından kayıp gidiyor” diye serzenişte bulundu. Önce Deniz Baykal gitti. Devamında partiye girmeye çalışan bir sineğe bile pasaport kontrolü yapmadan giriş izni vermeyen Önder Sav ve ekibi. Bir ara, partinin Salı günü yapılan grup toplantılarında takribi 10 kişilik bir kümelenme içinde görüyorduk onları. Devamı...

Cumhuriyet: Aydın Engin:CHP için bir fırsat: Canan Kaftancıoğlu

Kurultaya hazırlanan CHP’de en önemli il İstanbul’un kongresi yapıldı. En önemli il, çünkü 80 milyonluk Türkiye’nin dörtte biri İstanbul’da yaşıyor. İstanbul’dan kurultaya gidecek delegelerin sayısal ağırlığı neredeyse kurultay sonucunu belirleyecek güçte… Bir il kongresi yaşandı ve çok küçük bir oy farkıyla Canan Kaftancıoğlu ipi göğüsledi, İstanbul il başkanı oldu. Bu bile “Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyine taşıma” misyonu ile donandığını sürekli yineleyen CHP için bayram edilecek bir sonuç. Çünkü… Çünkü erkek egemen siyaset dünyamızda İstanbul gibi bir ilin başkanlığına bir kadın seçildi. CHP ne kadar övünse yeridir… Nitekim başkanlık için yarışan Cemal Canpolat sıcağı sıcağına konuştu ve partisinde “Ben yarışı değil, biz yarışı” olduğunu vurguladı, yarıştığı Kaftancıoğlu’nu kutladı. Sonra… Sonra bir kıyamet koptu. Devamı...

 

(Türkiye Gündemi, 17 Ocak 2018)

 Twitter: analizsurec

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org