Birleşik Devletler’in Desteğini Alan Kürt Milisler Büyük Hayaller Peşinde

Tel Abyad, Suriye – Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan bu kasabadaki eski bir lise sınıfında, Amerika önderliğindeki İslam Devleti’ne karşı mücadele için görevlendirilen yaklaşık 250 kadar Arap asker, Amerikan birliklerinden askeri eğitim almak için Kürt eğitmenler tarafından hazırlanıyordu.

Görevlendirilen askerlerin çoğu İslam Devleti’nin başkent olarak ilan ettiği Rakka’yı çevreleyen kasabalardan ve beklenti onların, şimdilerde Birleşik Devletler ordusunun Suriye’deki ana hedefi olan ve çoğunluğu Araplardan oluşan Rakka kentinin kuşatılmasında görevlendirilmeleri.

Ancak ilk olarak, Washington ve Ankara tarafından terörist örgüt olarak kabul edilen örgütün Türkiye’de tutuklu bulunan Kürt lideri Abdullah Öcalan’ın ideolojisini öğrenmeleri ve benimsemeleri gerektiği Kürt eğitmenler tarafından söylendi.

Sınıftaki manzara, Birleşik Devletler destekli İslam Devleti karşıtı mücadelede, Birleşik Devletlerin ideolojisiyle uyumsuz bir ideoloji benimseyen Kürt hareketinin aşırılıkçılarla mücadelede Birleşik Devletler’in en yakın müttefiki haline gelmesi nedeniyle karmaşık bir hal almış durumda.

Halk Koruma Birlikleri ya da diğer adıyla YPG olarak bilinen siyasi hareketin askeri kanadı, yaklaşık 4.5 yıldır Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgeyi yönetiyor ve savaş sırasında Suriye tarafından boşaltılan çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu bölgelerde Marksizmden ilham alan Öcalan’ın fikirlerini uygulamanın yollarını arıyorlar.

Geçtiğimiz iki yıldan bu yana, YPG Birleşik Devletler’le giderek artan şekilde yakınlaşan bir ilişki kurdu, Birleşik Devletler hava saldırılarının, askeri yardımının ve yüzlerce askeri danışmanının yardımıyla istikrarlı bir şekilde İslam Devleti’nden toprak aldı.

Kürt savaşçılar tarafından elde edilen kazançlar, geleneksel olarak Kürt toprakları diye bilinen bölgeleri aşarak çoğunluğunu Arapların oluşturduğu toprakların ele geçirilmesi, sadece uzun zamandır varolan etnik rekabeti kışkırtma tehlikesi barındırmıyor, ayrıca daha geniş bir çatışmayı tetikleyebilir.

YPG’yi Öcalan’ın kurduğu Kürdistan İşçi Partisi ya da PKK diye bilinen örgütle bağlantılı gören Türkiye, Birleşik Devletler’in Suriyeli Kürtlere yaptığı yardıma öfkeli, ve bu ay yeni aşkan Donald Trump’a göreve geldiğinde milislere yönelik yardımı kesme çağrısında bulundu. Rusya, Suriye ve Türkiye Suriye çatışmasında yerleşim konusunda giderek yakınlaşan bir noktaya gelirken, Birleşik Devletler Suriye’deki askeri rolü nedeniyle kendisini Rusya ile ihtilaf içinde bulabilir.

Türkiye’nin kaygılarını dindirmek ve Araplar ile Kürtler arasındaki olası bir gerilimi önlemek için Birleşik Devletler ordusu silahları, içinde Araplar ve Kürtlerin birlikte yer aldığı çatı örgüt olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG-SDF)’ne aktarıyor.  Birleşik Devletler ordusuna göre amaç, Rakka gibi Arap şehirlerini alabilecek ve elinde tutabilecek Arap gücü oluşturmak ve dolayısıyla Kürt savaşçıların etkisini hafifletmek.

Birleşik Devletler yetkilileri ve Suriye’deki askeri danışmanları, birlik içindeki Arap güçlerine sağlanan eğitim programının detaylarını açıklamay reddediyorlar. Ancak onlar, Arap askerlerin Birleşik Devletler askeri eğitimi öncesinde Kürt siyasi teorisi dersi aldıkları konusunda bilgileri olmadığını söylediler.  Rütbesi ya da ismi bilinmeyen Suriye’deki bir Birleşik Devletler askeri yetkilisi, “Bize gelmeden önce ne olduğunu bilmiyoruz” dedi.

Birleşik Devletler yetkilileri, Kürtlerin SDF (Suriye Demokratik Güçleri)’nin dörtte üçünü oluşturduğunu ve ön cephelerde savaştıklarını, bunun da onları Birleşik Devletler’den en fazla askeri yardım alan kesim yaptığını kabul ediyorlar.

Birleşik Devletler’in sıklıkla Kürtler’in Suriye’de yeni bir bölge yaratma planlarına karşı çıktığını açıklamasına rağmen, Kürtlerin gelecekteki Suriye vizyonları ele geçirilen Arap topraklarına kadar uzanıyor.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Maria Fantappie, “Askeri destek YPG’nin Kürt yoğunluklu toprakların ötesine, hatta Suriye ötesine geçme güvenini arttırdı. Bunun sadece Suriye’de değil, aynı zamanda komşu ülkelerde büyük siyasi sonuçları olacak.” dedi.

Demokratik Konfedarelizm

Kürtler, Marksimin ve Vermont’tan Murray Bookchin isimli Amerikalı bir solcunun ütopyacı hayallerinin karışımı olan Öcalan’ın siyasi teorisini, yabancı gazetecilerin kuzey Suriye’ye yaptıkları nadir ziyaretlerde onlara  anlatmaya çok istekliler.

Bu teori devletleri ortadan kaldırmanın ve toplulukları kendi işlerini yürütebilir hale getirerek yönetilme ihtiyacını yok etmenin yolunu arıyor. Belli belirsiz bir şekilde “demokratik konfederalizm” ya da “demokratik ulus” a atıfta bulunan teori, eşitlikçiliğie, kadın haklarına ve hayvanlara karşı nazik olmaya önemli vurgu yapıyor.

Tarihi olarak Türkiye’de ayrımcılığa maruz bırakılan Türkiyeli Kürtlerin özerkliğine giden bir yol arak Öcalan tarafından tahayyül edilen teori, şimdilerde Arapları, Kürtleri, Hıristiyanları, Alevileri, Türkmenleri ve diğerlerinin karışımını içeren şekilde Suriye’deki koşullara uyduruluyor.

Arap askerlerin ideolojik eğitimini denetleyen Nusrat Amed Xelil, “Suriyeli Kürtler, komşu Irak’ta Kürtler tarafından oluşturulan bölgedeki gibi kendi vatanını oluşturmak üzere sınırların yeniden çizilmesinden öte, Öcalan’ın sınırsız dünya vizyonunu Suriye ve ötesinde uygulamak istiyor” dedi.  

“Konfederalizmi sadece Kürtler için değil, tüm Suriye için ve hatta tüm Orta Doğu için istiyoruz. Bu bölgeeki coğrafi sınırları tanımıyoruz.” dedi.

 ‘Devlet yok’

2015 yılında İslam Devleti’nden geri alınan Türkiye sınırındaki çoğunluğu Araplardan oluşan Tel Abyad’daki sınıfta, Kürt eğitmen Agit İbrahim Heso, yeni yeşil üniformanlarını giymiş ve sıralarda oturan, kafası karışmış Arap askerlerin sorulunu cevaplıyordu.

Askerlerden birisi “Demokratik ulusta devletin rolü ne diye? ” sordu.

Heso, “Demokratik ulusta ‘Devlet yok’. Devlet bir baskı aracı” diye cevapladı.

Diğer bir asker, yaklaşık 40 yıldır Suriye’yi yöneten Başkan Beşar Esad’ın partisi Baas partisine atıfta bulunarak, “ ‘Demokratik Ulus’ ile Baas Partisi’nin sloganları arasındaki fark ne” diye sordu.

Eğitimci farkın, Öcalan’ın teorisinin tüm etnik ve dini gruplara yönelikken; Baas partisinin Arapları kayırmasından  kaynaklandığını belirtti.

Ders sonrası yapılan görüşmelerde, askerler YPG’nin ideolojisini benimsemekten dolayı mutlu olduğunu söylediler.

Geçtiğimiz yaz İslam Devleti tarafından kontrol edilen Rakka kentinden kaçarak kurtulan Louay Shammari, “Bu çocukları arasında ayrım yapmayan demokratik bir anneye sahip olmak gibi” dedi.

Rakka’dan katılan Mussab Issa Skeikh “Eğer bu düşünceleri kabul etmesek, burada eğitim alıyor olmazdık. Şimdi bunu öğrenmemiz gerek” diye ekledi.

Analistler ve YPG muhalifleri, örgütün demokratik ya da eşitlikçi ideolojisinin ne denli gerçekçi olduğunu soruyorlar. Öcalan’ın fotoğrafları şehir meydanında ve kamu kuruluşlarında, tıpkı Esad’ın portrelerinin rejim kontrolündeki bölgelerindeki yaygınlığı gibi, boy gösteriyor.

Londro kaynaklı Chatham House’den Suriye Kürtleri’nin yönetimi konusunda rapor yazan Rana Khalaf, “Seçilmiş konseyler yerelde günlük işlemleri yönetse de, gerçek güç Türkiye ile savaşan PKK’lı karanlık (güç) komutanlar tarafından kullanılıyor. Pratikte, diğerleri otoriterler” dedi.  

YPG’ye karşı çıkan Kürt partilerine destek veren Kürtler ya hapsedildiler ya da sürgüne yollandılar.

YPG ve SDF tarafından geçtiğimiz Ağustos ayında ele geçirilen Arap kenti Menbiç’ten bir aktiviste göre, YPG tarafından hedefe konulanlar arasında anaakım Suriyeli muhalifler de var. Aktivist hem İslam Devleti’ne hem de YPG’ye karşı kampanya yürütüyor ve Kürt milislerin onu dönüştürmek istediğini söyledi. Suriye’nin herhangi bir yerinde yaşayan ve kardeşinin güvenliği için ismini vermeden konuşan bir aktivist, YPG’nin bir baskı taktiği olarak kardeşini alıykoyduğunu söyledi.

Potansiyel çelişkiler

Menbiç, Birleşik Devletler’in Suriyeli Kürtlerle işbirliğinin getirdiği potensiyel çelişkilerin örneklemi için önemli bir örnek sunuyor. Halep’in kuzeyinde bulunan Suriye kenti Menbiç, İslam Devleti kontrolünden kurtarıldıktan sonra Birleşik Devletler’in gücü Kürtlerden alıp Araplara başarılı şekilde teslim ettiği örneklerden birisi.

Washington merkezli Atlantik Konseyi’nden Aaron Stein’e göre, Menbiç’i yöneten Araplar YPG ideolojisinin taraftarları ve bu durum onları Türkiye’nin – ve yerel yerleşimcilerin –gözünde Kürt güçlerinden ayrılamaz duruma getiriyor. Menbiç’teki YPG destekli Arap güçleri Türkiye destekli Arap isyancılarla kentin yakınında savaştı ve Türkiye kenti almak üzere saldırı başlatma tehdidinde bulundu.  

Menbiç yakınında Birleşik Devletler askeri eğitimini tamamlayan 250 Arap askerin eğitim bitirme seremonisinde, yeni çıkan askerler Rakka cephesine değil, Birleşik Devletler’in NATO müttefiki olan Türkiye destekli isyancılarla çarpışmak için Halep’e gideceğini söylediler. Birleşik Devletler Özel Harekat birlikleri seyirci kalırken, Menbiç’teki askerlerin komutanı Abu Amdaj el-Adnan, askerlerini “terörist Türkiye” tarafından desteklenen güçlerle savaşmak için topluyor.

Sahada Türk destekli isyancılarla birlikte bulunan Birleşik Devletler danışmanları, muhalif tarafların içine entegre olmuş Birleşik Devletler Özel Harekat güçlerinin karşı karşıya gelebileceği bir senaryo ihtimalini düşünüyorlar.

Telefonunun ekran koruyucusu olarak Öcalan’ın fotoğrafını koyan Abu Amjad, “Bizim Birleşik Devletler tarafından eğitilmiş tutsaklarımız var ve Türklerin de Birleşik Devletler tarafından eğitilmiş tutsakları var.” dedi.

Çeviren (Tam Metin): Cemal Taşpınar

(WP, Liz Sly, U.S. military aid is fueling big ambitions for Syria’s leftist Kurdish militia, 7 Ocak 2017)

Çeviren: 

Cemal Taşpınar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org