Bağdat’taki Bombalı Saldırı ve Yansımaları

BAĞDATYaklaşık iki yıl içinde gerçekleştirilen en ölümcül ve en az 60 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlama, militanlarının savaş alanındaki durağanlığını kırmak için gösterdiği çabaların sonucu olarak İslam Devleti tarafından üstlenildi.

Sadr şehrinin Şii mahallesine bomba yüklü soğutmalı kamyonla düzenlenen katliam, İslam Devleti'nin Irak'ın güç merkezi olan noktada yıkıma yol açmaya devam edecek kabiliyetinin olduğunu vurguladı.

Yerleşik halk, sabahın erken saatlerinde mağazaları için toptan malzeme alan tüccar ile dolu olan Jamilia pazarının yıkıntıları arasından hayatta kalanları kurtarmak için çabaladı.

İslam Devleti'ne karşı Birleşik Devletler öncülüğünde bir yıldır süren bombardımana ve yaklaşık 3.000 Amerikan askerinin Irak güçlerine danışmanlık yapmak ve eğitmek için hazırda bulunmasına rağmen Irak, topraklarını radikallerden geri alma mücadelesi veriyor.

Birleşik Devletler Genel Kurmay Başkanı General Ray Odierno emekliliğinden önce son kez yaptığı Pentagon basın toplantısında, militanlara karşı olan savaşı ''bir çeşit çıkmaz'' olarak tanımlayıp karamsar bir değerlendirme yaptı.

Ramadi'nin batı kesimlerine yapılan ve ilk kez Mayıs ayında ilan edilen bir karşı saldırı şehrin dış mahallelelerinde duraksayarak sınırlı bir gelişme gösterdi. Şehrin içine doğru giden köprüler yok edilirken kara kuvvetleri de yol kenarlarına yerleştirilen binlerce bomba ile durduruldu. Bu sırada, başka yerlerde mücadelelerin esas kısmını yapan Şii milis güçleri operasyona dahil edilmedi.

Odierno, İslam Devleti militanlarının ''bir nebze körelmiş'' olduğunu söyledi fakat gelişim gösterilmezse Pentagon'un, askerleri Irak güçleriyle birleştirmeyi göz önünde bulundurması gerektiğini sözlerine ekledi.

Savaş sürüp gittiği sürece Bağdat'taki Sadr Şehri gibi Şii mahalleleri ağır bir bedel ödüyor. Çoğu Şii genç, evlerinde bombardıman saldırıları ile karşılaşırken aynı zamanda da Şii milisler ve güvenlik güçleri için -ölüyor- savaşıyor. Bağdat'ın kuzeybatısındaki yoksul mahalle sık sık Sünnilerin öncülüğündeki IŞİD olarak bilinen El-Kaide'nin yan kuruluşu olan İslam Devleti tarafından gerçekleştirilen intihar ya da bombalı araç saldırılarına hedef oluyor.

Irak'taki istikrarsızlık Birleşik Devletler'deki başkanlık seçiminin bir bahsi sonucu ortaya çıktı. Başkanlık seçimi için aday olan eski Florida valisi Jeb Bush Salı akşamı yaptığı açıklamada, yarışı önde götüren Demokratik Hillary Rodham Clinton'u Dış İşleri Bakanı olduğu 2011 yılında Başkan Obama ile Birleşik Devletler güçlerinin Irak'tan ''zamansız çekilişini'' planlamakla yargılayarak Hillary Rodham Clinton'ı Irak'taki karışıklıktan dolayı suçlu tuttu. Jeb Bush, bu durumun ''Işid'in doldurduğu boşluğu'' oluşturduğunu söyledi.

Clinton'un kampanyasının dış politika danışmanı ve eski bir Dış İşleri Bakanlığı yetkilisi olan Jake Sullivan, Jeb Bush’un bu düşüncesini, ‘’tarihi yeniden yazmak ve sorumlulukları yeniden belirlemek için yapılmış cüretkar bir teşebbüs’’ olarak nitelendirdi. Birleşik Devletler muharebe kuvvetlerinin Irak’tan çekilişi 2008 yılında Bush’un kardeşi Başkan George W. Bush tarafından imzalanan bir anlaşma gereğince gerçekleşti ve Obama, Irak hükümetinin geride kalan Birleşik Devletler güçleri için bir yer bırakmakta tereddüt etmesi üzerine anlaşmayı uyguladı. İslam Devleti, Birleşik Devletler ve Irak güçlerine karşı 2004 yılındaki isyana katılan Irak El-Kaide’si adı verilen bir gruptan ortaya çıktı.

İslam Devleti Perşembe günü gerçekleştirilen patlamanın sorumluluğu olarak açıklamasında, Sadr Şehri’ni savaştığı Şii milislerin en büyük kalelerinden biri olarak tanımladı ve ilerde daha fazla saldırı olacağına dair uyarıda bulundu.

Grup açıklamasında, ‘‘Gelecek sefer daha kötü ve daha şiddetli olacak’’ dedi. Grup, yaklaşık 90 kişinin öldürüldüğünü ve 200 insanın yaralandığını iddia etti fakat sayısal verileri destekleyecek hiçbir kanıt sunmadı.

Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby saldırıyı kınadı. Kirby Perşembe günü yaptığı açıklamada, ‘’Birleşik Devletler, IŞİD ve onun temsil ettiği şiddete karşı Irak halkıyla birlikte omuz omuza durmaya devam edecektir’’ dedi.

Patlamanın Pazar yeri kapalı marketin içindeki tezgahların metal kaplamalarını söküp çıkardı. Video, ölülerin ve yaralıların dağılmış sebzelerin üzerindeki enkazdan çıkarılmasını gösterdi.

İşçilerinden ikisi patlamada ölen mağaza sahibi Radhi al-Saidi, ‘’Olay mahalinde insanların sattığı et ile insan eti arasında ayrım yapamıyordunuz’’ dedi.

Kamyonun çarşı çalışanları tarafından bilindiğini ve her hafta satmak için domates getirdiğini, önceki gece park edildiğini söyledi.

Parlamento’nun savunma ve güvenlik komitesinin lideri Hakim al-Zamili, 60 kişinin öldüğünü ve 17 kişinin kayıp olduğunu söyledi. Patlamayı, mahalleye bu zamana kadar yapılan en büyük bombalı saldırı olarak tanımladı.

Yerel konsey üyesi Haider Fadl, ölü sayısının 60’tan fazla olduğunu ve yüzlerce yaralı olduğunu söyledi. The Associated Press polis kaynaklarından alıntı yaparak en az 67 kişinin öldüğünü bildirdi.

Ölü sayısı, Eylül 2013’te Bağdat’ta bir Şii cenaze töreni ve yakınındaki bir bölgenin hedef alınmasıyla en az 72 kişinin ölümüyle sonuçla çifte bombalı saldırıdan sonra en yüksek seviyeye ulaştı.

Fadl, ‘’Tüccarların mağazalarında satmak için sebze almaya geldiği zaman olduğu için pazarın en yoğun saatiydi, insanlar birçok sevdiğini kaybetti. İşleri ve dükkanları yok oldu. Çok kızgınlar’’ dedi.

Irak’ın batısındaki Diyala eyaletinde bir pazar yerine geçen ay yapılan benzer saldırı 120’den fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. İslam Devleti aynı zamanda Bağdat’ın yaklaşık 56 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Bakuba’ya 30’dan fazla insanın ölümüne sebep olan bomba yüklü araçla intihar saldırısı düzenlediğini leri sürdü.

Fadl, ‘’Cephelerde şehitler veriyoruz ve aynı zamanda da evlerimizde bu saldırılara mağruz kalıyoruz’’ dedi.

Bombalı saldırı, aşırı düzeydeki hükümet harcamaları ve yolsuzluğa karşı kapsamlı ve sıkı önlemler alınacağının ilan edilmesinden sonra yükselen popülaritesinin tadını çıkaran Başbakan Haider al-Abadi’ye şok etkisi yaptı.  

The Sharqiya haber kanalı tarafından söyleşi yapılan kimliği belirsiz bir yerleşimci, ‘’Hükümet insanlar için ne sağlamıştır? Sadece yıkım, adam kaçırma ve cinayet.’’

Güvenlik güçlerindeki bir diğer yolsuzluk ise 25.000 Irak Dinarı (22$)rüşvet veren herkesin geçiş noktalarında aranmadan geçebilmesi.

Abadi Irak’ın Sünni topluluğu ile köprüler inşa edeceğine söz vermişse de ki bu Birleşik Devletler’in İslam Devleti’ne yapılan desteğin koparılması için ciddi bir adım olarak gördüğü bir çabadır, Irak’taki Sünniler hala Şii önderliğinin elindeki hükümetin kendilerine karşı güvensizliğinden ve ötekileştirmesinden şikâyet ediyor.

2008’den 2010’a kadar Irak’ta hizmet etmiş en üst düzey Birleşik Devletler komutanı olan Odierno, ülkenin geleceği için kötümser bir bakış açısı ileri sürdü. Sünniler ve Şiiler arasında uzlaşma durumu varken Pentagon’da gazetecilere yaptığı açıklamada, bölünmenin ‘’tek çözüm olabileceğini’’ söyledi. Buna karşın ‘’bunu söylemeye henüz hazır olmadığını’’ sözlerine ekledi.

Bu açıklama, ofisinden ''sorumsuz'' olarak tanımlayan bir açıklama ile değerlendirmeyi ''sürpriz'' şekilde nitelendiren bir açıklama yayımlayan Abadi'den seri bir eleştiri aldı.

Açıklamada, ''Iraklılar, ülkelerinin birliğini güçlendirmek ve onu korumak için fedakârlık yapıyor.'' denildi.

Washington'da ise Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Mike Lavallee özellikle Odierno'nun değerlendirmelerine yorum yapmayı reddetti fakat Birleşik Devletler'in Abadi'nin Irak'ta daha kapsayıcı bir çevre oluşturmak yönündeki çabalarını desteklediğini söyledi.

Lavallee, ''Defalarca kez söylediğimiz gibi Birleşik Devletler birleşmiş bir Irak'ın daha güçlü bir Irak olduğuna inanıyor, aynı zamanda biz birleşmiş bir Irak'ın bölgenin istikrarı için daha önemli olduğunu düşünüyoruz.'' dedi.

Çeviren: Melih Erdoğmuş

(Washington Post, Blast in busy Baghdad market kills at least 60, 13 Ağustos 2015)

Çeviren: 

Melih Erdoğmuş

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org