Amerika, Şu Anda Bir Arap Ülkesine Benziyorsun

Kulübe hoşgeldiniz...

Sevgili Amerika,

Başkanlık seçimlerinizin dramasını, bir süredir ilgi ve merakla izliyorduk. Kendi ülkelerimiz ve sizinki arasındaki benzerlikleri farketmemek çok zor. Hummalı göreve başlama protestoları ve kalabalığın büyüklüğüne dair sert anlaşmazlıklardan, istihbarat servisinin politikaya girişi ve sağ kanat aşırılıkçılarının yükselişine kadar, epey bizim doğrultumuzda ilerlediğiniz görülüyor ve aynı zamanda, tıpkı bizim gibi, bölgenizde olup bitenleri açıklamaya çalışan dış muhabirlere karşı yükselen bir merak da söz konusu. Nereye gittiğiniz konusunda çılgına dönmüş olabilirsiniz, ama biz değiliz! Belki de bu, farklılıklarımızı bir kenara koymak ve ne kadar benzer olduğumuzu anlamak için bir imkân olur.

Hadi baştan başlayalım. Kampanya sırasında, Amerikan “mukhabarat” (istihbarat, devlet güvenliği, örneğin sizin FBI’ınız) ​​başkanının, sadece belirli bir soruşturma çizgisini takip etmeyi seçerek seçim sürecini elinde tutabilme etkisini öğrenmekten dolayı şaşkınız. Bilebileceğiniz üzere bu, bağımsızlığımızdan beri siyasetimizin daimî bir özelliği. Şaşkınlığımız, o dönemki devlet başkanı ve Arap politikasının bir diğer önemli özelliği olan Amerikan istihbaratı arasında çiçeklenen düşmanlığa tanık olmaya başlayınca hayrete dönüştü.

Bu da yetmezmiş gibi, kimilerinin sonuçlara etkisi olduğunu iddia ettiği, seçimlerinizdeki yabancı müdahalelerin raporları hakkında duyumlar almaya başladık. Tabii ki, bu durumla da epey aşinayız, özellikle yüzyıllardır süren sizin yönetim çabalarınız sebebiyle. Yine de, Amerika gibi bir ülkede "yabancı eller" ve "gizli gündemler" konusunu duymak bir sürpriz oldu. Acınızı anlıyoruz.

İşin iyi tarafı, bu aynı zamanda komplo teorilerinin de yayılmaya başladığı zamandı. Bizi bilirsiniz; komplo teorilerine epey düşkünüz- özellikle dış güçlerden kaynaklanan entrikaları içerdiklerinde- ve kendimizi bu türün duayeni olarak görüyoruz. Entrikalarınız köşelerde biraz pürüzlü, fakat itiraf etmeliyiz ki yaratıcılığın en üst seviyesinde. Trump’ın seçilmesi bir Rus komplosu muydu? Rus komplosundan bahsetmek, Trump’ı küçümsemek adına yapılan bir liberal komplo muydu? İstihbarat Trump’a zarar vermek için mi bilgi sızdırdı? Trump’ın sızdırılan bilgilerine olan medya ilgisi de onun yönetimini düşürme amaçlı bir liberal komplo teorisinin parçası mıydı? Bütün bunlar hoş bir biçimde karışık ve açık uçlu, tıpkı bizim sahip olduklarımız gibi.

Liberalleriniz, kahraman CIA’in kolu olan istihbaratı, iktidardaki aşırılıkçıları ve Rusya’dan müdahale eden dış güçleri kovmak için desteklemeye başladığında, işler daha da ilginçleşmeye başladı. Hatırlayacaksınız ki son yıllarda Mısır, Tunus ve Suriye'de benzer deneyimler yaşadık ve dünya konumumuzu anlamadığında hayal kırıklığına uğradık. Bununla beraber, devlet güvenliği için aleniyete dökülen yakınlıkları, ulusun aydın gardiyanlarını görmek dokunaklıydı.

Son zamanlarda, Amerikan "derin devleti" ile ilgili guruldamalar duymaya başladık bile.Bu ayrıca aşina olduğumuz bir şey ve pek çok farklı bakış açısını beraberinde getiriyor. Derin devlet yeni başkanı yerinden etmeye çalışacak mı? Yargı sistemi, siyasi programı bloke etmeye çalışacak mı? Ordu hangi tarafta olacak? Yabancı muhabirler "Amerikan devletinin gölge organları" hakkında konuşmaya başlayacak mı? Derin devletin eğlence kolu olan Hollywood başkana karşı çıkmak için gücünü nasıl kullanacak? Heyecandan başımız dönüyor.

Ve bu arada, ordudan bahsetmişken, başta başkanın askeri zemini olmadığı için hayal kırıklığına uğrasak da; hükümetin üst düzey görevlerine bir dizi generali atayarak durumu çabucak idare etmeye başladı. Kabine toplantılarına üniformalarıyla katılacaklarını umuyoruz; askeri kıyafetlerle çevrelenen ulus lideri konusunda oldukça güven verici bir takım şeyler var - sadece Saddam Hüseyin'i düşünün.

Trump açıkça büyük askeri görüntülerle ilgileniyor. Ordu, Pennsylvania Bulvarı’na doğru ilerliyor. Ordu, geçit törenleri sırasında New York ve Washington üzerinde uçuyor. İşte, liderlerin ne kadar büyük düşündüğünü gerçekten anlayan biri (Ayrıca, ona kendi seçkin askeri üniformalarını yapması için harika terziler de önerebiliriz.). Yeni başkana teşekkürlerimizi sunuyoruz, artık “Amerikan rejimi” terimini kullanabiliriz; ülkeniz bu şerefi tam olarak kazandı.

Tabii ki, bu dönüşüm için bir diğer önemli nokta, cumhurbaşkanının medyaya yönelik kibirli tutumu. Bizim hoş benzerliklerimiz. Basını, kendisini yerinden etmek için gizli komplolara dahil olmakla itham etmekten, belirli muhabirlerden soru almayı reddettiği için Beyaz Saray’a girişleri konusunda tehdit etmeye kadar Başkan Trump, bize kendi liderlerimizden birkaçını hatırlatıyor.Öyle ki, bir Arap liderinin CNN’nin yayın alanı hakkında ettiği şikayetler, aşağı yukarı siyasi hayatımızın temelini oluşturuyor.

Bu durum Başkan, medyayı istihbaratla olan kavgasını üretmekle suçladığında cumartesi günü ilginç bir dönüş yaşadı ve Haber Alma Bakanı Sean Spicer, Trump'ın başlangıç töreninin kalabalığının boyutlarını bildirdiği için medyayı kınadı. Başkan ve Bay Spicer tarafından medyaya yapılan örtülü olmayan tehditler, epey Arap yönetimi ruhuna sahip.

Trump’ın müdahil olmaya dayalı ihlaller ve usandırıcı basın ile nasıl başa çıkmayı planladığını görmek için bekliyoruz. Bu zamana dek, bize Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, belki de diğer liderlerden daha çok, basını geriye/yerine götürmek adına çaba sarfeden lideri, anımsattı. Sayın Erdoğan gibi basının özgürlüğünü aşamalı olarak azaltma örneğini izlemeye devam edecek mi, yoksa Arap yaklaşımını seçip tüm medyayı bir veya iki devlet medya organıyla mı değiştirecek? 

Amerikan halkıyla gerçekten dayanışma hissettiğimiz an, BBC muhabirlerinin normalde Orta Doğu ülkesindekiler için kullandıkları bir tonla vatandaşlarınızı küçük görmesiydi. Muhabirler, çiftçiler ve fabrika işçilerinin nasıl hissettiğini anlamak ve küçümseyici sorular sormak için, Birleşik Devletler’ in her bir köşesine gönderildi. İngiliz Yayın Şirketi'ndenim, BBC’ye aşina mısınız? Haberlerinizi nereden alıyorsunuz? Öfkeli hissediyor musunuz? Din, oylamalarınızda bir rol oynuyor mu? (Eksik olan tek şey, baş parmaklarında mavi mürekkep olan insanların fotoğraflarıydı; lütfen, bu uygulamanın ileride tanıtıldığını düşünün.)

Kırsal kaleler ve kentsel burçlar hakkında da konuşmak lazım. Kökeni geçmişe dayanan derin sosyal ve coğrafi bölünmeler. Kabile bölünmeleri gibi değil, ama ilgimizi ateşlemek için gereğinden fazla dini ve siyasi mezhepçilik var. Liberaller ve muhafazakârlar kimlerdir ve anlaşmazlıkları nasıl başladı? Alternatif sağ ve Çay Partisi arasındaki fark ne? Yeni muhafazakârlar ve paleo-muhafazakârlar arasındaki hizipleşmenin temeli ne? Farklılıkları açıklamaya çalışan yabancı muhabirleri izlemek büyüleyici.

Ve ayrıca, bir de karışıklık mevzusu var. Görev başlangıcına kadar geçen sürede, rejim karşıtı gençlik protestoları hakkında duyumlar almaya başladık. Hadi ama! Bu, tam da intihalin sınırında. Lütfen kendi entrikalarınızı yazın ve bizimkileri ödünç almayı bırakın.

Her ne kadar protesto gösterisine başlamadan önce liderlerin iktidara gelmesini beklesek de sizin önalımsal devrim yaklaşımınızı seviyoruz.

Ve göreve başlama töreni, ne kadar da muhteşem bir şov: protestolar, isyanlar, biber gazı- bir Arap devrimi için gerekli tüm bileşenlere sahip. Amerika Bankasının kırık camlarının fotoğraflarını gördük ve alevler içinde kalan bir limuzinin. Görünüşe bakılırsa, Kara Blok sahneye çıktı. Birisi Trump heykelini ve Amerikan bayrağını yaktı (peki tamam, bu Kanada’da oldu, ama yine de oldu). Bu anların daha çok fotoğraflanmasını ve yabancı basında fotoğraf denemelerine dönüşmesini bekliyoruz.

Eğer bu protestoların başarılı törenlere dönüşmesini istiyorsanız, işte size bir iki elzem ipucu: Sosyal medyayı kullanın ve protesto hareketinin yayılması için Twitter ve Facebook’un önemini vurgulayın. Hareketinizin lidersiz ve organik olduğundan emin olun. Herhangi bir geleneksel siyasi partiye ya da yerleşik ideolojilere ait olmadığınız gerçeğini vurgulayın. Kolayca akılda kalan sloganlar bulun. Ve hepsinden önemlisi, ılımlı taraf olduğunuzun altını çizdiğinizden de emin olun. Kendi protestolarımızda keşfettiğimiz üzere, gazeteciler ve analistler, bu tarz şeyleri duymaktan hoşlanıyor.

Dış güçlerden yardım alırken dikkatli olun. Kanada ve Meksika’nın iç işlerinize müdahil olmaya çalışacaklarını duyduk.  Ruslar halihazırda dahil olmuş durumda, bu ise, durumun uluslararası bir çatışmaya dönüşeceğini umut ediyor. Amerika’ya müdahale etmenin doğru mu yanlış mı olacağı, rejim değişikliğinin çabucak sağlanıp sağlanmayacağı ya da uzun süreli bir karışıklık olup olmayacağı, aracılı savaşın gündemde olup olmadığı gibi farklı düşünce parçacıkları tufanına hazır olun.

Yine de bu yola kalkışmadan önce bir uyarıda bulunalım. Devrim denen şeyi kendi başımıza denedik ve bizim için pek de iyi gitmedi. Belki de sadece yeni rejimde yaşamaya adapte olmanız gerekiyordur. Bir diktatörün görevde olmasının, Arap ülkeleri için en iyi çözüm olduğunu, aksi takdirde kaos olacağını her zaman söylemişizdir. Belki de Amerikan insanlar o kadar şeyden sonra demokrasiye hazır değildir. Hadi bununla yüzleş Amerika, şu an bir Arap ülkesine benziyorsun.   

Saygılar,

Arap Dünyası

Not: Bayrağınızı yeniden tasarlama cesaretinde bulunduk; beğendiniz mi? Ayrıca, Arap Birliği’ne başvuru formu ekliyoruz, katılmayı göz önünde bulundurun.

Çeviren (Tam Metin): Gaye Polat

(Politico, Karl Sharro, America, You Look Like an Arab Country Right Now, 22 Ocak 2017)

Çeviren: 

Gaye Polat

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org