Amerika Geri Adım Atıyor

Başkan Trump’ın, Amerika’nın küresel imajını gururlu ve değerli bir liderden mızmız bir zorbaya dönüştürme hızı, ülkenin ve dünyanın başını döndürüyor. Trump, “Önce Amerika” sloganı ve ülkenin bir daha asla anlaşmalar ve -ona göre egemenlikten ödün vermek anlamına gelen- toplu kararlar ile bağlanmaması sözü ile seçildi.  Ancak, bu sözünden çıkan politikalar ve beyanlar, Amerika Birleşik Devletleri’ni ve onun başkanlığını şüphe, alarm ve hatta alay konusu haline getirdi.  

Amerika, başkanın gözünde “önce” olabilir, ancak dünyanın gözünde aceleci bir tavırla geri adım atıyor gözüküyor.

Trump, alelacele Transpasifik Ortaklığından çekildi, Asya ticaretinde liderliği Çin’e teslim etti;  Amerika’nın Avrupalı müttefiklerini Rusya gibi tehditlerle tek başlarına başa çıkmayı düşünmeye zorlayarak, yarım yüzyıldır Transatlantik güvenliğinin ana kayası olan karşılıklı savunma taahhüdünü teyit etmeyi reddetti; konuyla ilgili liderliği Avrupa ve Çin’e devrederek ve üstelik anlaşmanın sağlayacağı dünya çapında temiz bir enerji ekonomisine katılmanın ödüllerinden mahrum kalarak, 190’dan fazla ülke tarafından imzalanan iklim değişikliği hakkındaki çarpıcı bir anlaşmayı reddetti.

Bu tarz umarsız kararlara, Trump’ın kampanya palavralarının ötesinde bir cevap arayan herhangi biri, Trump’ın milli güvenlik danışmanıKorgeneral H. R. McMaster ve Ulusal Ekonomi Konseyi müdürü Gary Cohn tarafından, Wall Street Journal için yazılan dikkate değer makaledeki bir cümleyi not almalıdır. Trump’ın, “dünyanın bir küresel toplum değil, ancak uluslar, sivil toplum aktörler ve işletmelerin bağlandığı ve avantaj için rekabete girdiği bir alan olduğuna dair zekice bir bakış açısı” olduğunu yazdılar. 

Yazarlar bununla büyük olasılıkla, makul düşünen bir realizm övgüsünü kastettiler. Esasen bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri Amerika ve müttefiklerini motive eden daha rekabetçi ve kural bazlı vizyon ile anlaşmazlık içinde olan, kıyasıya rekabet ve sıfır toplamlı sonuçların dünyasına dair bir vizyon. Eski model altında dünya, tonu ve gündemi ayarlamak için Amerika’ya bakıyordu. Elbette hatalar ve kazalar meydana geliyordu, ancak genel olarak Amerikan liderliği ve angajmanı inkâr edilemez bir biçimde bu ülke için iyiydi ve çoğunlukla da küresel barış ile güvenlik için bir güç teşkil ediyordu.

Bir başka yıkıcı savaşı önlemeye kararlı olarak Amerika Birleşik Devletleri, ülkeleri, farklılıklarını barışçıl bir yolla çözmeye ve herhangi bir devletin kapasitesini aşan problemleri birlikte çalışarak çözüme ulaştırmaya teşvik eden kurumlar, kurallar ve normlar oluşturma yolunu döşedi. Ticaret anlaşmalarına ve finansal kuruluşlara, ekonomik büyümeyi genişletme ve insanları fakirlikten çekip çıkarma rolü verilmişti. Ayrıca Washington da insan hakları ve demokrasiyi teşvik etmenin yolunu açmıştı.  

Amerika'nın bu kurumlar ve değerler konusundaki kararlılığı, şu anda, tarih, nüans ve en önemlisi Amerikan liderliğine ve ülkeyi güvenli, müreffeh ve "büyük" kılan değerlere karşı saygı duymayan kibirli bir başkanın yönetimi altında.

Kurumlar ve ilişkiler, büyümeye ve gelişmeye ihtiyaç duyar. Olaylar gerçekleşir. Öncelikler değişir. Ülkeler, tıpkı insanlar gibi, yeni risklere karşı savunmasız olabilir ve eğer dikkat etmezlerse, yeni olanakları kendi çıkarları için kullanmaktan aciz olabilirler. Dünya hala, Çin’in yükselişini nasıl idare edeceğini çözemedi. Rusya ve diğer konularda karışıklık içine girmiş Trump ile ekibi, hala, Amerika’nın dünyadaki rolünü değiştirmeye dair herhangi bir düşünceye kafa yorma eğilimi -yetenek şöyle dursun- dahi göstermediler. Ve bu hazırlıkları yapsalar dahi, ülkenin liderlik sorumluluklarını -NATO'yu ve Avrupa'yı savunmak-, kooperatif problem çözme ve demokratik değerler ile insan haklarına olan bağlılığını ortadan kaldırmak ya da zayıflatmak için ikna edici bir argüman düşünmek zor.

Amerika’nın istediği şey bu mu? Eğer değilse, muhalefetin sesini açık ve net bir biçimde duyursalar iyi olur. General McMaster, Devlet Bakanı Rex Tillerson and Savunma Bakanı Jim Mattis gibi daha bilgili insanlar tarafından açıklanamayacak bir biçimde suça teşvik edilen Trump, tehlikeli ve belirsiz bir yola doğru hızla hareket ediyor.

 

Çeviren (Tam Metin): Gaye Polat

(NYT, The Editorial Board, America in Retreat, 3 Haziran 2017)

Çeviren: 

Gaye Polat

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org