Adalet Yürüyüşü

Cumhuriyet: Çiğdem Toker:“Kılıçdaroğlu: Son durak Maltepe olmayacak

Hava kapalı, Çamlıdere’de yağmur yağdı yağacak. Ama bu durum kimselerin moralini bozmamış. Yemyeşil ufuk, çam, servi ağaçlarından yükselen orman kokusu iyimserlik ve güleryüzden başka seçenek bırakmıyor. Şüphesiz, tarihi grup toplantısı için gelmiş kitleye hâkim asıl motivasyon, “adalet” için orada olmak. Toplantının oturma düzeniyle tek tek ve en ince ayrıntısına kadar ilgilenen Grup Başkanvekili Özgür Özel, basın mensuplarına özel ihtimam gösteriyor. Dahası, partililerden de aynı özeni göstermeleri çağrısında bulunuyor. Habercilerin, “patronajları” dolayısıyla ötekileştirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Megafondan hem de... Çamlıdere, artık Bolu’ya yakın bir güzergâh olduğu için, grup toplantısına İstanbul’dan gelen konuklar da çoktu. Altıncı günün sabahını da öğleye dek üç saate yakın yürüyen Kılıçdaroğlu, grup toplantısı öncesinde hazırlık yapmak üzere karavanda bir süre dinlendi.  Devamı…

Gazete Duvar: Berrin Sönmez:Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'

Güçlü bir demokrasi için denge unsuru olarak sivil toplumun meselesi, reel politik ya da “fayda” olabilir mi? Bu soruya verilecek ilk veya en yaygın cevap “demokrasi mi var ki sivil toplumun denge unsuru rolünden söz edelim” şeklinde olacaktır, muhtemelen. Ancak böylesi sitemkar itirazlar bile demokrasi arayışının göstergesi. Yüzde 51 “evet” oyuyla getirilen yeni hükümet sistemi, bir kere daha demokrasiden geri adım atılışı. Eskisinden farklı olarak darbeyle gelmeyip halkoyuyla kabul edilse de bir “ara rejim/kara rejim” sürecinden geçtiğimiz açık. OHAL kararnameleriyle yani yargı denetiminden sıyrılmış idari yetkiler ve siyasi iradenin keyfiliği açısından, yakın geçmişteki ara rejimlerle örtüşmede süreç. Ara rejim açmazından kurtulmak istiyorsak, bir muhalif duruşun az çok demokrasi talebi dillendirmesi gerek. Yeniden ve eskisinden daha güçlü bir demokratik sisteme evrilme arzusu ise eğer bir muhalif duruş, evrensel demokrasi kriterlerine uygun adımlarla yürünmeli bu yol. Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri, topluma karşı sorumlulukları ve işlevleri yönünden kendi konumlarını iyi tanımlamalı. Devamı…

Sabah: Mehmet Barlas:Bu kadar çok sinirli adamla siyaset nasıl yapılır ki?

Yunanistan'dan dönerken Başbakan Binali Yıldırım'ın CHP'nin yürüyüşüyle ilgili olarak "Kılıçdaroğlu bize lazım, yolda kendini heder etmesin" demesi ne kadar hoş ve zarif bir göndermeydi...
Gerçekten de 70'li yaşlara dayanmış ve şimdiye kadar CHP'nin Genel Başkanı olarak partisine hiçbir seçim başarısı kazandırmamış olan Kılıçdaroğlu'nun, artık yapacak başka bir şey kalmadığı için kendisini yollara atması hakkında, bundan güzel bir değerlendirme yapılabilir miydi? Mesela Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sinirli sinirli konuşmalar yapacak yerde veya Ankara-İstanbul arasını yürüyerek almayı denemek yerine, Binali Yıldırım'ın üslubunu benimseyip mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bıyık tutkusuna takılsa olmaz mı? Artık Mısır'daki sağır sultan bile Cumhurbaşkanı'nın çevresindekilere "Mutlaka bıyık bırakın" dediğini duydu. Son olarak Huber'deki iftarda da davetli gazetecilerden bıyıklı olmayanlara aynı tavsiyeyi seslendirmiş. Devamı…

T24: Ömer Faruk Gergerlioğlu:Haklıysanız yürürsünüz, dağlar taşlar aşarsınız

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşü başarılı olur, çünkü gücünü haksızlığa karşı haklı çıkışından alıyor. Bu öngörü bir kehanet degil zira toplumsal yasalar Allah'ın değişmez yasalarıdır. Haksızlığa uğrayan, kekeme bile olsa ensesine tokat vurulup yere düşürüldüğünde öylesine bir haklılık ve azimle kalkar ki dünyanın en etkili hatibi olur. Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Adalet Yürüyüşü'ne karşı dişe dokunur laf edemiyor, o halde adalet icin yürümeye devam etmek lazım, adaletsizlik varsa yürünür. 'Yargıyı etkileme bahsinde örnek ver' diyor kendisi, eski tazminat davalarını hatırlatıyor, maça 1-0 galip başladığını hissettiriyor Erdoğan. Adalet feryadı her zaman durdurulamaz bir istektir. Osmanlı'da işler çığırından çıkıp adaletsizlik her yeri kapladığında 'şeriat isteriz' diye spontane yürüyen kalabalıklar hep başarılı olmuştur. Zira şeriatla kast edilen hukuk, adalet talebidir ve önünde durulamamıştır. Devamı…

 

(Türkiye Gündemi, 21 Haziran 2017)

Twitter: analizsurec

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org