ABD'li 29 Bilim İnsanından Obama'ya Mektup

Devletin üst düzey 29 bilim insanı –Nobel ödüllü olanlar, emektar nükleer silah yapımcıları ve Beyaz Saray'ın önceki bilim danışmanları- Başkan Obama'yı pazar günü yazdıkları mektupta yenilikçi ve bağlayıcı olarak tanımladıkları İran ile olan nükleer anlaşmayı imzalamasından ötürü methetti.

Nükleer silah ve cephane kontrolü alanında dünyanın en bilgili bazı uzmanları tarafından gönderilen mektup Sayın Obama'ya Kongre ile kulis faaliyetlerini sürdürdüğü sırada ulaştı, Amerikan halkı ve devletin müttefikleri de anlaşmayı destekliyor.

İki sayfalık mektup, perşembe günü Demokrat partiden New York Senatörü ve Yahudilerin Kongre'deki en etkileyici temsilcilerinden biri olan, uluslararası petrol ve finans yaptırımlarına son verilmesine karşılık İran'dan nükleer programını durdurmasını ve denetimlere izin vermesini isteyen Chuck Schumer'ın anlaşmaya karşı olduğu açıklaması ile Sayın Obama'yı zor durumda bırakmasının ardından Beyaz Saray'daki tartışmalara destek verebilir.

Mektuptaki ilk imza dünyanın ilk hidrojen bombasının tasarlanmasına yardım eden ve Washington'a nükleer silahlar ve silahlanma konusunda uzun yıllar danışmanlık yapan fizikçi Richard L. Garwin'den. O, nükleer çağı başlatan fizikçiler içinde hayatta olan son kişi.

Bombanın doğum yeri olan New Mexico’daki Los Alamos silah laboratuvarını 1986-1997 yılları arasında yöneten Stanford Üniversitesi profesörü Siegfried S. Hecker'ın da mektupta imzası var. Tesis, şu anda ülkenin mühimmat depolarında bulunan çoğu silahın tasarımının yapımında kullanıldı.

Diğer seçkin imzalar ise Princeton Üniversitesi'nden Freeman Dyson, Standford Üniversitesi'nden Sidney Drell ve şu an dünyanın en büyük bilim derneği olan Amerikan Bilimin Gelişimi Derneği’ne önderlik eden Kongre eski üyesi ve fizikçi Rush D. Holt'a ait.

Mektubu imzalayanların 29 bilim adamının çoğu fizikçidir ve bunların birkaçının hükümetin ‘’Q Sınıfı’’ adını verdiği –nükleer silahların tasarımına dayanan özel bir bilgi kategorisine ulaşma izni olan ve ordunun en üst düzey erişim düzeyinin muadili olarak kabul edilen izinleri vardır.

Bu bilim insanlarının birkaçı Kongre'ye, Beyaz Saray'a ya da federal bürolara on yıllardan fazla danışmanlık yapmıştır. Örneğin, Princeton Üniversitesi'nde fizikçi olan Frank von Hippel Clinton yönetimi zamanında Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Ofisi'ne asistan direktörü olarak hizmet etmiştir.

Nobel Ödülü almış altı kişi olan Princeton Üniversitesi'nden Philip W. Anderson, Brown Üniversitesi'nden Leon N. Cooper, Boston Üniversitesi'nden Sheldon L. Glashow, Santa Barbara California Üniversitesi'nden David Gross, Standford Üniversitesi'nden Burton Richter ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden Frank Wilczek'in de mektupta imzası bulunmaktadır.

Mektup ''yenilikçi'' ve ''bağlayıcı'' kelimeleri yarım düzineden fazla kez geçmektedir, örneğin, İran Anlaşması ''daha önce pazarlık yapılarak sağlanan nükleer anlaşmalardan daha bağlayıcı ve kısıtlayıcı’' bir yapıya sahiptir.

Mektubun girişinde Sayın Obama'ya ''Sizi ve ekibinizi tebrik ediyoruz.'' yazmaktadır ve ek olarak İranlılar ile yapılan anlaşmanın Ortadoğu'da barış vesilelerini ve güvenliğini geliştireceği ve bunun,  geleceğin yayılması önlenmiş anlaşmaları için bir emsal olarak hizmet edebileceği söylenmiştir.

Teknik muhakemede bu durum Tahran'ın nükleer kapasiteleri hakkında yapılan diğer değerlendirmelerden daha kaygı verici gözükmüştür. Mektup, İran'ın uzun pazarlıklar boyunca nükleer programını durdurmadan önce nükleer silahlarını ateşlemeden sadece birkaç hafta uzaklıkta olduğunu söylüyor.

Mektupta imza sahibi iki kişiye göre Dr. Garwin ve Dr. Holt mektubu yazan ve imzalayan grubun arkasındaki bulunan ana organizatörler. Mektup, anlaşmanın destekçilerinin ve karşıtlarının anlaşma üzerindeki kongre eylemi öncesinde düzenlenen kamusal tartışmanın ortasında geldi.

Mektubun bütünü İran uzlaşısının teknik özelliklerini methediyor ve bu tür meselelerin doğrulanmasında ve hükmünde İran'ın geçmişteki nükleer silahlanma araştırmalarının kanıtı olarak uzmanların neyi gördüğünün soruşturulması için son eleştirilere sözsüz çürütmeler yapılmasını öneriyor.

Mektup ayrıca İran'ın nükleer silahlanmasını gizlilik içinde sürdürmek için anlaşmayı diplomatik bir mahfaza olarak kullanıp kullanamayacağına odaklanıyor.

Mektup, münakaşaların çözülmesi için anlaşmanın planının ''gizli kapaklı aktiviteler hakkındaki endişeleri'' geniş ölçüde azalttığı söylüyor. İranlıların 24 günlük gecikmeli zirvesinin soruşturmaları eşi benzeri görülmemiş olarak açmasını takdirle karşılıyor ve anlaşmanın şüpheli hareketlere talep edilen etkili denetimler yapılmasına izin vereceğini ekliyor.

Mektup aynı zamanda 1968'te yapılan nükleer çağın üst düzey silahlanma-kontrol anlaşması olan Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'nda kurulduğu gibi nükleer silah imalatına yasak getirmekten de öte nükleer silahlar üzerine araştırma yapılmasını da alenen yasaklayan bir emsal olmaksızın iyi karşıladı.

Mektup, İran uzlaşısının, 10 yıl sonra, Tahran'a potansiyel olarak kısıtlama olmaksızın nükleer silahlanma konusunda izin vereceğini belirtiyor. Mektup, ''Buna karşın, anlaşmanın 2040'a kadar sürecek uzun vadeli önemli doğrulama ve diğerleri için belirsiz olarak sürecek yöntemler içerdiğini düşünüyoruz'' diyor.

Bu makalenin bir önceki versiyonuna Başkan Obama'ya gönderilen mektubu imzalayan Nobel Ödüllü bir kişinin ismi dâhil edilmemiştir. Bu kişi Princeton Üniversitesi'nden Philip W. Anderson'dur.

Çeviren: Melih Erdoğmuş

(NYT, 29 U.S. Scientist Praise Iran Nuclear Deal in Letter to Obama, 8 Ağustos 2015)

Çeviren: 

Melih Erdoğmuş

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org