Etkinlikler

Koruculuk Sistemi ve “Çözüm Süreci” Projesi Nihai Raporu Basın Duyurusu

SÜREÇ Araştırma Merkezi Açık Toplum Vakfı ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) desteğinde gerçekleştirdiği ve bir seneyi aşkın bir süredir üzerinde çalıştığı Geçici Köy Koruculuğu ve “Çözüm Süreci” projesinin nihai raporunu yayınlama noktasına ulaştı. Rapor Fuat Keyman hocanın danışmanlığında Evren Balta, Murat Yüksel ve Yasemin Acar hocalar tarafından kaleme alındı. Rapor Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun 26 farklı yerleşim biriminde bizzat akademisyenler tarafından gerçekleştirilen saha çalışmaları sırasında birebir yapılan derinlikli mülakatlarının sonuçlarına dayanıyor olup “Çözüm Süreci” bağlamında bir yandan Koruculuk Sisteminin son durumuna farklı bir bakış sağlarken bir yandan da sıkça gündemde olan silahsızlanma tartışmalarına yeni bir pencere açıyor. Koruculuk projesi raporu “Çözüm Süreci”nin kendi bünyesinde taşıdığı pek çok imkan, risk ve tehditlerle de ilgili dikkat çekici bulgular taşıyor. Raporun tam içeriğine ekteki PDF dosyasından ulaşılabileceği gibi internet sitemizden de erişime açıktır.

Ortak Yarın & “Hatay” Çalıştayı: Toplantı Transkripsiyonları

Kenan Kahiloğulları: Kenan Kahiloğulları. Sosyologum, Samandağlıyım. Şimdi benim hayatıma damgasını vuran bir olayı anlatacağım. Üniversitedeyken, Afyon’da okudum ben. Afyon çok yani güvenli bir yer. Belki bir sorun yaşamadım. Son sınıfta bir arkadaşım dedi ki, sen necisin dedi. Dedim ki ben Aleviyim. Dedi ki, yahu sana dokunabilir miyim? Dedim ki yahu niye? Dedi ki, ben hiçbir Alevi’ye dokunmamıştım şu ana kadar, yani canlı bir şekilde bir Alevi’yi görmedim. Allah dedim, böyle irkildim, kendime baktım dedim, bende acaba bir sorun mu var yani bir gariplik mi var yani. Neyse yani, birbirimize dokunmamız gerekiyor. Alevilerin Sünni’yle evlenmesi, Sünnilerin Aleviyle evlenmesi, ortaklık kurması, Hıristiyan’la evlenmesi, ortaklık kurması, bir Nusayri’yle evlenmesi, ortaklık kurması, ticaret yapması, komşuluk yapması gerekiyor ki biz birbirimizi anlayalım, bir birimizin insan olduğunun farkına varalım. Bu benim tezimdir.

Mehmet Aksu: Öncelikle Mehmet Aksu. Antakya Nehir Derneği başkanıyım. Mazlum Der ve Antakya sivil inisiyatifi üyesiyim. Ara konuşmacılar şu soruyu sordular; Ermeniler, Aleviler, Kürtler bu memleketin sahibi değil mi, bu memleketin sahibi belirsiz mi veya kimdir diye sordular. Benim buradan çıkarttığım sonuç, bulunduğum etnik kimlik gereği benim gibi geldi bana. Çünkü hem Türk’üm hem Sünni’yim. Dolayısıyla suçlamaların herhalde büyük bir kısmını üzerime almam gerekiyor gibi geliyor. Öyle psikolojik bir baskı altındayım. Öncelikle bunu belirtmek istiyorum. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki, bunu zaman zaman söylüyorum ama benzer durumla karşılaştığımızda bunu da belirtmek istiyorum. Şundan emin olun ki, bir Sünni-Türk olarak sizin kaygılarınızın ve dertlerinizin en az on misli kadar bende mevcut rejimden, mevcut hükümetten, mevcut anlayıştan, mevcut algıdan rahatsızım ve ben sizin aidiyet duygunuzdaki eksikliğin belki on katı kadar bende de var. O yüzden bu suçlayıcı ya da birilerine itham ederek yada birilerinin bir yerlerde olduğunu söyleyerek kendini haklı çıkartma ya da kendisine yol açma zihniyetinden vazgeçmemiz gerektiği kanaatindeyim. Durumu tespit etmemiz ve tespit edilen duruma göre hareket etmemiz gerektiği kanaatindeyim.

"Sağduyuya Davet!" Çağrısı

Son on yıldır Türkiye’nin demokratikleşme ve kalkınmasında önemli katkıları olan AK Parti ve Hizmet Hareketi’nin yaşadığımız çalkantılı atmosferde üzerlerine önemli görevler düşüyor. Bu aktörler bugüne kadar sağduyulu olmaları ve itidalli davranmalarıyla bilindiler. Ancak başdöndürücü bir hızla ilerleyen son süreç bu hal ve tabiatla ilişkilendirilmesi güç gelişmelere de yol açıyor. Zaman zaman sağduyunun harekete geçtiği görülse de inisiyatif hem zayıf kalıyor hem de “yeni gündemler” arasında unutuluyor. Şu halde sağduyunun sesini bulmalı ve yükseltmeliyiz.

Krugman: Türkiye’nin Sorununu Konuşmak

Tamam ama bu krizi kim sipariş etti? Zaten devam edegelen sorunlara ek olarak bizim ihtiyacımız olan en son şey halihazırda siyasi karışıklıkla çalkalanan bir ülkenin yeni bir ekonomik krizle karşılaşmasıdır. Doğru; Los Angeles büyüklüğündeki bir ekonomiye sahip olan Türkiye’den gelecek doğrudan küresel dalgalar büyük olmayacaktır. Fakat biz korkulu kelime olan “salgın”ın telaffuz edildiğini duyuyoruz. O salgın bir defasında Tayland’da bir krize neden olmuş ve Asya boyunca yayılmıştı ve son olarak da Yunanistan’da bir krize neden oldu ve Avrupa boyunca yayıldı. Şimdi herkes endişeleniyor ki bu salgın Türkiye’nin belalarının dünyanın gelişen piyasalarına yayılmasına neden olabilir.

Suriye...Suriye...

Yeni Şafak: Akif Emre: Bir Gösterge Olarak

Anahtar Kelimeler: 

MEC & SÜREÇ Barışın Dili: “Mardin Sesleri” 28 Nisan Konferans Özetleri

MEC Politik ve SÜREÇ Araştırma Merkezi tarafından 27 Nisan tarihinde düzenlenen kamuoyu ve medyaya kapalı yapılan Barışın Dili: “Mardin Sesleri” başlıklı Çalıştay sonrası toplantılara 28 Nisan 2013’de kamuoyu ve medyaya açık panellerde yapılan konuşmalarla devam edildi.

MEC & SÜREÇ Barışın Dili: “Mardin Sesleri” 27 Nisan Çalıştay Konuşma Özetleri & Reçeteler

MEC-SÜREÇ Ekibince 27 Nisan tarihinde Hilton Oteli Konferans Salonu’nda organize edilen kamuoyu ve medyaya kapalı yapılan Barışın Dili: “Mardin Sesleri” çalıştayı 9:30’da başladı ve akşam 9:00 sularına kadar 12 saate yakın bir süre devam etti. Mardin’in Süryani, Keldani, Ermeni, Yezidi, Arap ve Kürt kesimlerinden gelen 40’ı aşkın kanaat önderinin katıldığı çalıştaya Irak Kürdistanı/Kuzey Irak’tan da önde gelen kanaat önderleri iştirak ettiler. çalıştayın moderatörlüğünü SÜREÇ Direktörü Murat Sofuoğlu gerçekleştirdi. Farklı kesimlerden gelen Mardin dışı gözlemcilerin de bulunduğu toplantının ilk sonuçlarını ortaya koyan konuşma özetleri ve konuşmacılarımızın münferiden ortaya koyduğu reçeteleri aşağıda kamuoyu ve medyanın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Anahtar Kelimeler: 

Barışın Dili: “Mardin Sesleri” Konferansı

MEC Politik veSÜREÇ Araştırma Merkezi işbirliği halinde28 Nisan 2013 tarihinde Mardin Hilton Hoteli Konferans Salonu’nda Barışın Dili: “Mardin Sesleri” Konferansı’nı organize edecektir. Konferans ülkemizin yeni gelişen süreçlerinin bilincinde toplumsal ve kimlik temelli sorunlarımızın önemli tartışma konularını değişik bakış açılarıyla farklı toplumsal kesimlerden gelen konuşmacılarımızın ele almasını hedeflemektedir.

Anahtar Kelimeler: 

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org