Yenilikçiliğin Sırrı İleri Teknolojide

Obama yönetimi, Amerikan sanayisinin ürün sunma potansiyelini ve ekonominin uzun zamandan beridir umutsuzca ihtiyaç duyduğu istikrarlı orta sınıf iş imkanını müjdeledi. Fakat uzmanlar Amerika’daki imalatı artırmanın başka bir avantajı daha olabileceğini söylüyor: Daha yenilikçi(inovatif) bir ekonomi.
Giderek artan sayıda ekonomist, mühendis ve iş hayatı lideri, son 30 yılda imalat işlerinin yurtdışına çıkışının sadece Detroit’i ve Rust Belt’i-(ABD sanayisinin yoğunlaştığı özellikle Orta Batı ve Kuzey Doğu Bölgeleri, Ç.N) yaralamış olmayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu durum ülkenin inovasyon kapasitesini söndürmüş ve uzun dönemli büyümeye yönelik umutları da karartmış olabilir.
Arizona State Üniversitesi Teknoloji ve İnovasyon Fakültesi Dekanı Mitzi Montoya “Teker teker bütün sektörlerde inovasyon üstünlüğümüzü kaybetmekteyiz, çünkü artık üretimi burada yapmıyoruz.” diyor.
Uzmanlar, karmaşık ve ileri teknoloji ürünler üreten endüstrilerde- ampul değil de biyoteknik doku gibi ürünler- araştırma ve üretim ekiplerini birbirine yakın tutan firmaların, deniz ötesi ülkelere üretim şemalarını göndererek ucuz işçilere üretim yaptıran firmalardan daha yenilikçi olabileceğini söylüyorlar. Dahası, iş gücünün ve fikirlerin kolaylıkla taşınabildiği imalatçı kümeleşmeleri, aynı işleri yapan ve bütün ülkeye yayılmış üreticilere göre çok daha inovatif ve etkin olabilir.
New York dışındaki bir General Electric fabrikası bir test vakası sunuyor. Dört futbol sahası büyüklüğündeki özel yapım bir fabrikada, çalışanlar ince tüplerin içini G.E.’nin geliştirdiği bir tür seramikle dolduruyorlar. Bu tüpler gizli bir kimyasal olan “kahverengi karışım” ile doldurulup bataryaların içine konularak tüm dünyaya gönderiiyor.
Tesis, G.E. bilim adamlarının bu teknolojiyi geliştirdikleri kampüsten sadece birkaç kilometre uzak bir yerde bulunuyor. Bilim adamları, bunun onlara montaj hattındaki aksaklıkları giderme, pillerin kullanımı ve test prototiplerindeki sorunları çözme imkanı verdiğini söylüyor.
GE’ in kimyasal enerji laboratuarından Glen Merfeld “Biz yalnızca tek nesli düşünmüyoruz” diyor; çalışanlarından birinin tükenene kadar kullandığı bir pili göstererek ve ekliyor “Biz ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinciler için de çalışıyoruz.”
Onlarca patente sahip olan ileri teknolojiler başkan yardımcısı Micheal Idelchik “Düşüncemiz imalat, tasarım, ilk örnek ve üretimi harmanlamak. Biz ürün tasarımına ve sonrasında onu nasıl imal edileceğine odaklanan ardışık süreç yerine, eşzamanlı süreçlere inanıyoruz” diyor. “Bunun uzun dönemli rekabet avantajımızı sürdürebilmemiz için kilit önemde olduğuna inanıyoruz.”
Ekonomi ve politika uzmanları bu tip yöntemlerin başka iş alanları içinde yarar sağlayıp sağlamayacağını araştırıyorlar- ve bu faydaların inovasyon, üretkenlik ve büyüme gibi ulusal verilerde nasıl gösterilebileceğini inceliyorlar.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Suzanne Berger, konu üzerinde çalışmak için İnovasyon Ekonomisinde Üretim projesini başlattı. Profesör Berger “Sistematik olarak yapmak için çok zor bir şey, gerçekten de her durumda ortaya çıkan niteliksel bulguları incelemeye hevesli olmalısınız. Yapmaya çalıştığımız da tam olarak bu.”
Profesör Berger, şimdiye kadar 200 firmadan elde edilen bulguların üreticileri ve tasarlayıcıları bir arada tutmanın avantalarını şaşırtıcı bir biçimde ortaya koyduğunu belirtiyor. Fakat bunun her iş alanı için geçerli olmayacağını da vurguluyor. Üretim yapan firmalardan yaşam eğrilerinin başında olanların yıllardır pazarda olanlara göre daha fazla kazanç elde ettiği görüldü. Aynı durum ilaçtan yeni makinelere kadar, özellikle karmaşık ve gelişmiş ürünler üreten firmalar için de geçerli.
Profesör Berger “Ticari ölçekte bir malı üretmek için rekabet eden firmaların ihtiyaç duydukları teknik donanım, bu teknolojilerin ilk geliştirildiği zamanlardaki gibi karmaşık bilimsel çalışmalara gereksinim duyuyor“ dedi.
Ekonomistler şahıs firmalarında yapma ve yenileme ilişkisinin henüz yerleşmediğini belirtirken kurumsal şirketler için aksini söylüyorlar.
Buna “yayılma” etkisi deniliyor: Birbirine yakın kurulan imalat firmalar ortak nitelikler meydana getirir. İşçiler bir beysbol maçı izlerken veya beraber içki içerken fikir alışverişi yaparlar. Görev değişiklikleri yaptıklarında kendileriyle beraber edindikleri bilgileri de taşırlar. Kendilerine mal ve hizmet sunmak için yarışan diğer firmaları da cezp etmiş olurlar. Bütün bunlar daha üretken ve yenilikçi bir ekonomi yaratır.
Mesela, ekonomist Micheal Greenstone BMW gibi sembol olmuş imalat firmalarının bir şehre geldikten sonra orada neler olduğunu araştırdı. Yardımcılarıyla beraber, şehirdeki diğer firmaların böylece daha da üretkenleştiğini keşfetti. Maaşlarda da artış oldu. Bu bulgular ekonomistleri 30 yıl boyunca deniz aşırı ülkelere taşınan imalat işleri ve fabrikalar konusunda endişeye sevk etti.
Bu işlerin çoğunluğu, uzmanlar önemle dikkat çekiyor, tekrarlayan montaj işleri gibi Birleşik Devletler’in muhtemelen bir daha geri istemeyeceği işlerdi. Fakat imalat işçilerinin belirli bir şemayı takip etmeyip aksine problem çözdüğü çok sayıda daha zihinsel işler de vardı.
Harvard Business School’dan Willy C. Shih ve Gary P. Pisano Harvard Business Review’de “Dış kaynak kullanımı basit montaj ve devre kartı doldurma işçiliği gibi düşük katma değerli işlerle sınırlı kalmadı. Çok sayıda ürün çeşidine sahip inovasyonu destekleyen gelişmiş mühendislik ve imalat kapasitesi de ülkeyi hızla terk ediyor.”
Bu durum, Birleşik Devletler’in bazı hızlı gelişen biyoteknoloji ve nanoteknoloji gibi çağ açacak alanlarda geride kalmasına neden olmuş olabilir
Xerox PAEC CEO’su Stephen Hoover, “İmalat süreci bir inovatif devrime doğru gidiyor. Artık montaj hattında dört milyon insan yok, az sayıda gerçekten vasıflı insanlar var.”
Beyaz Saray bu argümanları ve bulguları inceledi ve inandırıcı buldu.
Bu yıl yayınlanan bir Beyaz Saray raporu meseleye son noktayı koyuyor: “Canlı bir imalat sektörü bir ulus olarak bizim inovasyon yapabilme kapasitemize bağlı.” Rapor imalat sanayini geri getirecek ve ABD’de tutmayı sağlayacak bir dizi politikaya milyarlarca dolar ayrılması için baskı oluşturuyor.
İmalat firmaları uzmanları ve yöneticileri öneriyi faydalı fakat fark yaratmak için yetersiz olarak tanımladı. Ülkenin imalat dinamiklerini daha hızlı yeniden inşa etmede nelerin yardımcı olabileceğini sorduğumuz zaman; bilim, mühendislik ve teknoloji alanlarından mezunlar için daha geniş bir göçmen politikası; araştırma ve geliştirme için üç kat daha fazla devlet yatırımı; ihracat finansmanını büyük bir oranda artırmak ve ülkenin düzenleyici sistemini değiştirmek gibi maddeler sıralıyorlar.
Geçenlerde imalatın inovasyonla bağlantısı hakkında bir rapor yayınlayan McKinsey Global Enstitüsü Direktörü James Manyika “Diğer ülkeler imalat firmaları için çekici bir pazar ve düzenleyici bir çevre oluşturmak için yoğun bir şekilde rekabet ediyor. ABD bunu sadece diğer ülkeler kadar sert bir şekilde yapmadı ” dedi.

Çeviren (Tüm Metin): M. Akif Öncül

(The New York Times, Annie Lowrey, High-Tech Factories Built to Be Engines of Innovation, 14 Aralık 2012)

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org