Suriyeli Muhalifler İçin Savaş Sandığı

ABD’nin, kendi kaderine terk edilmiş, kritik ve ihtiyatlı Suriye politikası maalesef en kötü senaryoya doğru ilerliyor: Giderek güç kazanan muhalefetin cihatçı kanadı iktidarı ele geçirecek ve ülkenin geleceğini onlar şekillendirecek.

Peki, doğru alternatif nedir o zaman? ABD, bir yandan Müslüman dünyaya yüksek maliyetli yeni bir askeri müdahaleden kaçınırken diğer yandan Suriye muhalefetine nasıl
yardım edebilir?

Özgür Suriye Ordusu ile beraber iki hafta önce gerçekleştirdiğim Suriye ziyaretimden beridir bu ikilemi çözmeye çalışıyorum. Devrimsel durumun devam ettiği böylesine istikrarsız bir bölge için ‘‘dikkatli ol’’ düsturu ABD politikası için hala en doğru pozisyon olarak görünüyor. Ama bu dikkat gerekliliği hiçbir şey yapmadan beklemek anlamına da gelmiyor elbette. ABD’nin bölge politikasında yapacağı bazı küçük değişiklikler, sonuca büyük etkilerde bulunabilir.

ABD’nin Suriye’deki çıkarlarının temeli, rejimin kimyasal silahlarını kullanmasını veya bu silahları dağıtmasını önlemeye dayanıyor. Beşar Esad’ın bu silahların bir kısmının yerlerini değiştirdiği, bunları izlemenin ya da, Esad düştüğünde söz konusu kitle imha silahlarını bedavaya kapmak için can atacak El Kaide’nin eline geçmesini engellemenin kolay olmayacağı söyleniyor.

Bu sorunla başa çıkmak için, ABD’nin daha güçlü yerel istihbarata ihtiyacı var. ABD’nin sabit çıkarlarının, Suriye muhalefetine yardım etmek gibi zor bir amaç tarafından kafeslendiği nokta da tam olarak burası. Şu anda, söylenene göre ABD’nin ölümcül olmayan bir destek sağlamaya yönelik sınırlı bir programı var. Bu programın, isyancıların daha güçlü bir emir komuta zinciri kurmalarına daha fazla yardım edilecek şekilde revize edilmesi gerekiyor.

Birleşik Devletler’in muhalefete aktarılan fonları koordine etme konusunda vereceği destekle, Özgür Suriye Ordusu çeşitli avantajlar elde etmiş olacak: Rejimi devirmeye
muktedir daha organize bir muhalefet oluşturulacak, Esad sonrası Suriye’nin yönetilmesi kolaylaşacak ve Suriye’nin sahip olduğu kimyasal silahları kontrol etmek ABD için kolaylaşacak. Kısacası tek taşla üç kuş vurulacak!

Bu bağlamda, Obama yönetimi geçtiğimiz yaz isyancılara yardım etmek için Suriye Destek Grubu’nu yetkilendirerek bu yönde küçük bir adım attı. Grubun liderleri, Suriye Ordusundan kaçmış askerlerin arasından, para ve silah akışını koordine edecek yeni askeri konseyleri kurabilecek yetkinliğe sahip olanları belirlemek için Suriye içlerine akın ettiler. Suriye ziyaretim esnasında, katı askeri lider görünümünde olan, Konsey’in Halep, Hama ve İdlib sorumlularıyla görüştüm. Dağıtmak için yeterli silaha ve paraya sahip değillerdi.İsyancılarla kurulan yakın bağlar, istihbarat boşluğunun doldurulmasına yardımcı oluyor. Örneğin, bir Özgür Suriye Ordusu temsilcisi, geçtiğimiz Eylül sonlarına doğru Dışişleri Bakanlığı’na bir uyarı içeren şöyle bir rapor gönderdi: ‘‘birkaç aydır en büyük endişemiz olan şey şu sıralar gerçekleşiyor; köktenciler daha görünür olmaya başladılar. Bunun nedeni ise ılımlı gruplara yönelik yardımın eksikliği.’’

Fon meselesinde bu ay küçük gelişmeler yaşandı. Yaklaşık iki hafta önce, Suudi Arabistan ve Katar’ın askeri konsey tarafından kullanılmak üzere küçük bir ‘‘körfez fonu’’ oluşturduğu söyleniyor. Komutanlar ismi belirtilen her savaşçısı için (silahının seri numarası da dahil) 150 dolarlık bir ödeme alacak. Bu programa göre, Halep komutanı Albay Abdul-Jabbar Akidi yaklaşık 2.5milyon dolar, İdlib komutanı Albay Afif Suleiman ise yaklaşık 4.5 milyon dolar ödeme alacak. Birleşik Devletlerin de eğitim, iletişim ve istihbarat gibi askeri olmayan ihtiyaçlar için para yardımında bulunmayı değerlendirmesi gerekiyor.


Suriye’nin cihatçı taburları zengin körfez ülkelerinden; Suudiler, Katarlılar ve Kuveytlilerden aldıkları doğrudan yardımlarla gelirlerini artırmaya devam ediyorlar. Dışişleri Bakanlığı bunun nasıl işlediğini açıklıyor: ‘‘Birliğin komutanı ya da temsilcisi, körfezlilerle veya Körfez ülkelerinde yaşayan Suriyelilerle buluşmak için Türkiye’ye gider. Orada görüştükleri kişilere sponsorluk gerektiren ‘projelerini’ sunarlar. Örneğin, bir kontrol noktasına saldırı düzenlemenin maliyeti 20-30 bin dolar arası iken, bir havaalanına saldırı gerçekleştirmenin maliyeti ise 200-300 bin dolar civarında. Bunun karşılığında talep edilen ise projenin gerçekleştirildiğini kanıtlayacak bir video kaydı.’’


ABD bu baş aşağı gidişi nasıl durdurabilir? Atılması gereken doğru adım, bütün resmi yardım faaliyetlerini, askeri ya da askeri olmayan, ABD’den ya da onun Avrupalı veya Arap müttefiklerinden olsun, tek merkezde toplamaktır. Daha sonra, bu yolla disiplini sağlayabilsinler diye, silah ve paranın dağıtımını Özgür Suriye Ordusu komutanlarına bırakmalı.


Özgür Suriye Ordusu’nun uzun bir ‘alınacaklar’ listesi mevcut. Tanklara karşı kullanılmak üzere en az 1000 roketatar, helikopterleri durdurmak için 500 SAM-7 füzesi, 750 makineli silah, 50.000 gaz maskesi, 250 ağır vasıta…


Muhalif komutanlar, uçaksavar füzeleri kullanacak özel bir birlik-muhtemelen körfez yüklenicilerin gözetimi altında- oluşturduklarını iddia ediyorlar.


Birleşik Devletler için, şu an bekleyen kötü sonuçlardan farklı getirileri olabilecek yeni stratejiler deneme zamanının geldiğine katılmak için, bütün bu savaş sandığının altına gözü kapalı imzanızı atmanıza gerek yok.


Çeviren: Kamuran YAVUZ


(The Washington Post, David İgnatius, A War Chest For Syria’s Rebels, 18 Ekim 2012)

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org