20 Mart 2013: İmralı Süreci ve İstenmeyen Adam Hasan Cemal…

Taraf: Hasan Cemal: Hasan Cemal yazdı, Milliyet yayımlamadı

Cemal’in, Milliyet ’teki ikinci ve son yazısı 2 Mart’ta “Sayın Başbakan, tarihin eli yine omzunuzda, tarih bazen yaşarken de yakalanır!” başlığını taşıyordu. Cemal bu yazıda, “Gazete yapmak ayrıdır, devlet yönetmek ayrıdır. İkisi birbirine karıştırılmasın” demişti. Erdoğan da “Gazeteciliğiniz batsın” diye başlayan konuşmasında Cemal’i kastederek “Bu medyanın bazı uzantıları, kalemşörleri şunu yazıyor. Devlet yönetmek başka bir şey, gazete yapmak farklı bir şey. Eğer bu ülkeye bu millete zerre kadar sevdanız varsa şu çözüm sürecine katkıda bulunmak istiyorsanız böyle bir haberi atamazsınız, atmamanız gerekirdi” ifadelerini kullanmıştı. Bu şekilde başlayan krizin ardından Milliyet ’in patronu Erdoğan Demirören, Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak’a, Hasan Cemal ve yayımlanan haber ile ilgili rahatsızlığını bildirdi ve Cemal’in yazılarına 15 gün ara vermesi kararı alındı.

Yenişafak: Ali Bayramoğlu: Hasan Cemal     

Hasan Cemal 'Barışa Emanet Olun!' kitabını şöyle anlatır: 'Bu kitapta diyorum ki: 1. Barışın koşulları olgunlaşmış durumda, iki taraf da bunun çoktandır farkında... 2. Silahlı mücadelenin artık çıkmaz bir yol olduğunu iki taraf da görüyor...3. 'Kürt sorunu'yla PKK sorunu bugün içedir, birbirinden ayrılamaz. PKK sorununu çözmek, Kürt sorununun silah ve şiddetle bağını koparmak anlamını taşır...4. Bir başka deyişle, PKK sorunu çözülmeden Kürt sorunu barışçı bir çözüm rayına oturmaz...5. Devlet, 'Kürt realitesi'nden sonra 'PKK realitesi'ni de görmek zorunda...6. Kiminle savaşıyorsan barış da onunla yapılır, yani barış 'düşman'la yapılır. Bunun ilk adımı da parmakları tetikten çekip karşılıklı olarak masaya oturmak ve konuşmaktır...'Hasan Cemal, bu satırların yazarı, bunların tam olarak hayata geçtiği, devlet ve siyasi iktidar tarafından tam olarak benimsendiği günlerde, yine aynı konu, Kürt meselesi üzerinden eleştirel duruşu bahane edilerek yazı yazamaz hale geldi.

İnternet Haber: Hadi Özışık:Hasan Cemal, Erdoğan’dan utanmadı, Yüzü kızarmadı!

Başbakan Erdoğan'ın "Hasan Abi" dediği Cemal'in gidişi, en başta onun gidişine sebep olanlar içinde ciddi bir kayıptır.  Hasan Cemal, vicdan sahibi bir gazetecidir. Körü körüne muhalefet onun tarzı değil. "Eğriye eğri, doğruya doğru" diyebilen nadir yazarlardan biridir. Öyle olduğu için, kendisine "abi" diyen bu ülkenin Başbakanı'na karşı sözünü esirgemedi hiç! Kalemini daime doğru yönde oynattı!Sebep her kim olduysa...Türkiye'yi çok değerli bir kalemden etti! Hasan Cemal'in Milliyet'ten uzaklaştırmasının faturası iktidara kesiliyor! Ayşenur Arslan susturulduğunda, adres çubuğuna AK Parti iktidarının adı yazılmıştı. Ayşenur Arslan delikanlı gibi ortaya çıkıp, "hayır" diyebildi! Uzun süre dinlenmeye çekilen Can Ataklı da, iktidardan baskı görmediğini açıklamıştı

Radikal: Cüneyt Özdemir: Godot’yu beklerken         

Gazetecilerin özgürlüğü aslında bir ülkede demokrasinin ve kişisel özgürlüklerin de hudut çizgisidir. Sıcak bir yaz gecesinde bahçeye kurulmuş bir masanın etrafında oturuyoruz. Hasan Abi bana biraz kızgın biraz da azarlar gibi Ergenekon davasına nasıl yanlış bir bakış açısı içinde olduğumu anlatıyor. Bir ara araya giriyorum, o hiç aldırmıyor ağır ağır anlatmaya devam ediyor. Aylar sonra onun bakış açısının da doğru olduğunun farkına varıyorum. Bu kadar. Benim Hasan Cemal ile kişisel olarak dışında bir araya gelip siyaset konuşmuşluğum hepi topu bu kadar. Onun dışında ne ortak bir özel anımız var ne de birbirimizden alacaklı olduğumuz bir hayatımız. Buna rağmen Hasan Cemal ile çok görüşmüşlüğümüz var. Hemen hepsi şu son 14 yıldır ekranda canlı yayınlarda ya da canlı yayınlar için gittiğimiz haber meydanlarında oldu.

Yenişafak: Salih Tuna: Sevgili Çandar lütfen bunun yalan olduğunu söyle            

Öcalan'ın Kandil'e ve Avrupa'ya mektup yazması yetmez, bir mektup da Cengiz Çandar'a gönderip 'çözüm süreci' hakkındaki görüşlerini rica etmeliydi. 'Çözüm süreci'nin selameti için BDP'nin İmralı'ya heyet göndermesiyle yetinilmemeli, AK Parti de Çandar'a bir heyet gönderip görüş ve önerilerini sormalıydı. Sevgili Çandar'ın 'Genç subaylar rahatsız' heyulasını çağrıştıracak şekilde PKK tabanının rahatsızlığını dillendirme gayretlerini müşahede edince (bundan birkaç hafta evvel dostlar arasında) böyle bir şaka yapmıştım. Gülüşmüştük. Yazık ki yazık, Çandar'a musallat olan 'Kürt sorunu elden gidiyor huysuzluğu' artarak devam edince o şakanın komik bir yanı kalmadı. Artık gülemiyoruz. Sevgili Çandar trajikomik bir hal aldı çünkü.

Aktif Haber: Hasan Cemal ilk Kez konuştu

'İmralı Zabıtları' haberinin ardından yaşanan gelişmeler sonucu, Sazak'ın Milliyet'le yollarını ayırdığını açıkladığı Hasan Cemal'den ilk yorum...Hasan Cemal: "Devam devam, moralini bozma, bunlar olur." Radikal'den Ezgi Başaran, Milliyet'in görevine son verdiği Hasan Cemal'i ziyaret ettiğini ve bu ziyarette Hasan Cemal'in kendisine, "Devam devam, moralini bozma, bunlar olur." dediğini yazdı. Başaran'ın yazısının ilgili bölümü şöyle: 'Gazeteciliğin Taziye Evi' "Dün gece ‘gazeteciliğin taziye evine’ ziyarete gittim. Birlikte Ağladık‘Sen bizim gibi genç gazeteciler için hep direnme umudusun’diyen mesajlara ağlayan ağabeyimle kendime ağladım, hayat muhasebesi yaptım.

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org