Yeni KHK...

 

Hürriyet: Taha Akyol: KHK rejimi

Olağanüstü Hal Kararnameleri son derece sınırlı ve istisnai olması gerekirken, olağan hukuk düzeninin bir parçası haline geldi. Meclis komisyonlarında incelenmeden, genel kurulda müzakere edilmeden ‘yazdım oldu’ usulüyle KHK’lar çıkarılıyor. Son 696 sayılı KHK ile darbe ve terör eylemlerinin “bastırılmasına” katılan siviller hakkında cezasızlık düzenlemesi tipik bir örnektir. Madde o kadar kötü yazılmıştır ki, büyük tepki çekti, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve parti sözcüsü Mahir Ünal “Sadece o gece ve devamı niteliğindeki 16 Temmuz sabahıyla ilgilidir” diye açıklama yapmak zorunda kaldı. Hukuken bağlayıcı KHK metnine, hukuken bağlayıcı olmayan sözlü sınırlama! Hayret doğrusu... KHK ‘yazdım oldu’ refleksiyle hazırlandığı için “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden” siviller hakkında soruşturma yapılmayacağı yazılmıştı. Şu belirsizliklere bakın...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/taha-akyol/khk-rejimi-40690001

 

Karar: Mustafa Karaalioğlu: Tartışmanın konuşmanın itirazın faydaları

Son Kanun Hükmünde Kararname’nin 121’inci maddesinde yer alan ve 8 Kasım 2016 tarihli KHK’daki meşhur hükme referans veren maddesi doğal olarak büyük bir tartışma kopardı. Önceki KHK’daki (8 Kasım 2016’daki) madde şuydu:“15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz. (Madde 37)” Yeni düzenlemenin (24 Aralık 2017’taki) 121’inci maddesiyle ise dokunulmazlığın kapsamını sivillere genişletiliyor. “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır” deniyor. (Madde 121)...

http://www.karar.com/yazarlar/mustafa-karaalioglu/tartismanin-konusmanin-itirazin-faydalari-5792

 

Haber Türk: Nihal Bengisu Karaca: O KHK tekrar yazılmalı

696 sayılı KHK’ya hayli tepki var. Daha doğrusu 696 sayılı olağanüstü halin uygulanmasına ilişkin 8 Kasım 2016’da çıkarılan yasanın 37. maddesine yapılan eke tepki var. Eklenen fıkra şu: “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.” Birinci fıkra ise şöyle: “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayınlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve filleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.” İlk fıkra 15 Temmuz darbe girişimini ve girişimin devamı niteliğindeki eylemleri bastırmak için güç kullanan memur, güvenlik görevlisi, polis vs. için cezai sorumsuzluk getirirken, ikinci fıkra dokunulmazlığın kapsamına sivilleri de dahil ediyor...

http://www.haberturk.com/yazarlar/nihal-bengisu-karaca/1770156-o-khk-tekrar-yazilmali

 

Cumhuriyet: Emre Kongar: 'Parlementer' değil, 'paramiliter' demokrasi!

Devletin bir tanımı da “Bir toplumda meşru olarak kaba kuvvet kullanma tekeline sahip olan örgüt” biçimindedir. Bir de tarihin bize öğrettiği bir gerçek var: Bu tekel bozulur, kaba kuvvet kullanma hakkı devlet dışındaki kişi ve örgütlerce de kullanılmaya başlanırsa bundan en çok iktidar zarar görür! Ne yazık ki, toplumsal desteği yitirdiğini fark eden AKP/Erdoğan yönetimi, son çıkardığı KHK’lerle iktidarını kaba kuvvet aracılığı ile sürdürmeye, böylece kendi bindiği dalı kesmeye kararlı görünüyor! Bu konuda İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu özetle şunları belirtiyor: “KHK ile getirilen en vahim düzenleme ‘resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına ve resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın’ darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler için getirilen cezasızlıktır. Peşinen ifade edelim ki, bu hüküm yok hükmündedir. Hukuken genel mantığa ve felsefesine aykırıdır. Bu KHK’ler kanun hükmünde olsa bile hukuk hükmünde değildir. Bunların hepsi AİHM’den dönecektir. 

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/893303/_Parlamenter__degil__paramiliter__demokrasi_.html

 

Türkiye Gündemi: 26.12.2017

Twitter: @analizsurec

Keywords: 

Subscribe Newsletter

 
 

Contact

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org