Ekonomik büyüme....

               

Dünya: İsmet Özkul: Yüksek büyüme istihdama ne kadar yansıdı?

Üçüncü çeyrekte ekonominin, TÜİK’in yeni milli gelir hesabına göre yüzde 11.06 büyümesinde Hazine garantileriyle kredi hacminin hızla artırılması politikasının yanısıra istihdam seferberliği adı altında uygulamaya giren istihdam teşviklerinin de payı oldu. Büyüme hızı son 6 yılın en yüksek düzeyine çıkarken istihdama yansımasının ne boyutta olduğuna bakmakta yarar var. Sektörlerin gayrısafi yurtiçi hasıla (GSYİH) hacim endeksleri ile TÜİK’in istihdam verilerini birlikte değerlendirdiğimizde öne çıkan sonuçları şöyle sıralayabiliriz: Üçüncü çeyrekte ekonomi yüzde 11.06 büyürken üçüncü çeyreğe ait toplam istihdam bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4.93 arttı. Bu son üç yılda gerçekleşen en yüksek artış oranı oldu. 2014’te çeyreklik dönemlerin yıllık istihdam artışı yüzde 5’in de üzerindeydi. Sonraki dönemlerde yüzde 1.19-3.44 arasında sıkıştı. Yıllık istihdam artışı bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 1.89, ikinci çeyreğinde yüzde 2.23 ile eski dönemlere benzer bir seyir gösterirken, üçüncü çeyrekte artış hızlanmış gözüküyor. Devamı için...

 

Milliyet: Cemil Ertem: Büyüme tartışması politik bir tartışmadır ve tarihidir!

Türkiye’nin yakın gelecekte üzerinde en çok tartışılacak iktisadi meselelerinden biri de büyüme potansiyeli ve büyüme gerçekleşmeleri olacaktır. Çünkü son yıllarda sıkça bahsettiğimiz ve hedeflediğimiz kapsayıcı büyüme, iktisadi olduğu kadar da siyasi bir meseledir. Türkiye’nin iktisadi ve politik tarihine baktığınızda büyüme ve büyümenin paylaşımının siyasetle doğrudan bağlantısını rahatça görürüz. Türkiye’nin cumhuriyet tarihi boyunca ortalama büyüme hızı yüzde 5 civarında bir trende tekabül eder. Darbeler, vesayetçi koalisyon hükümetleriyle kesintiye uğramış, IMF reçetelerine mahkûm edilmiş bir ekonominin, işgücünü ve diğer üretim potansiyellerini, dinamiklerini tam kapasiteyle değerlendirdiğini söyleyemeyiz. Tam istihdam sağlayan bir büyüme oranının Türkiye gibi dinamik bir işgücüne sahip bir ülke için hesabı hayli zor olabilir ama şunu söyleyebiliriz ki teorik olarak, ortalama yüzde 5’lik bir büyüme oranı, tam istihdamı sağlayan -işgücü geçişkenliğinin oluşturduğu doğal işsizlik oranını da dahil olduğu-bir büyüme oranı değildir. Devamı için...

 

Yeni şafak: Hatice Karahan: İşini sağlama almak!

Geçtiğimiz hafta açıklanan büyüme rakamlarının ardından gelen bir diğer önemli veri de işgücü istatistikleri oldu. 2017 Eylül dönemine ışık tutan istatistikler, işsizlik oranının Ağustos’taki gibi %10,6 seviyesinde kaydedildiğini ortaya koydu. Buna göre, geçen ay bu köşede dikkat çektiğim şu nadir “işgücünden kuvvetli istihdam büyümesi” Eylül’de de göze çarptı. Nitekim söz konusu dönemde işgücü yıllık bazda 1 milyon 128 bin kişi artarken, istihdamdaki değişim 1 milyon 233 bin kişi oldu. Bu ise, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısının 104 bin kişi azalmasını sağladı. Bildiğiniz gibi verileri incelerken, “mevsimin de rakamlarda iyi kötü bir rolü olabiliyor” deyip ilgili etkilerden arındırıp bakmakta fayda var. İşte mevsimsellikten arındırılmış veriler de, Eylül döneminde işsizlik oranının %10,7 ile yılın en düşük seviyesine gerilediğini söylüyor. Devamı için...

 

Bir gün: Hayri Kozanoğlu: Ekonomide tek ölçüt büyüme mi?

‘İtibarda tasarruf olmaz’ düsturuyla yapılan bütün israf büyümeyi yukarı çekiyor. Eğer ‘Saray sofrasında’ ağırlananlardan biri değilsen, haklı olarak, ‘madem ekonomi hızla büyüyor ben niye hissetmiyorum’ diye hayrete düşüyorsun…Bugün isterseniz ekonominin güncel verilerle sınırlı kısır dünyasından biraz sıyrılıp, insanların “refahının, yaşam kalitesinin, esenliğinin” nasıl artırılabileceğine daha geniş bir pencereden bakmayı deneyelim. Fetişleştirdiğimiz büyüme rakamlarının ötesine geçip, mal ve hizmet üretimi hem insan ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak, hem de doğanın dengesini gözetecek biçimde daha iyi tasarlanabilir mi? sorusuna cevap arayalım. GSYH sonunda, bir ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla parasal değerini gösterir, refahı değil. Doğaya verilen kalıcı zararları, biyoçeşitliliğin yok edilişini veya doğal kaynakların tüketilişini göz önüne almaz. Dilerseniz, hemen güncel örneklere geçerek, konuya açıklık getirmeye çalışalım. Devamı için...

 

Türkiye Gündemi: 19 Aralık 2017 

Twitter: @analizsurec

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Subscribe Newsletter

 
 

Contact

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org